Biyoriha

Bölüm: Peygamberler Göndermek Akıl herhangi bir işi kendi başına biliyor, başka bir işi ise tek başına bilmiyorsa o zaman bağımsız bir şeyin aklı bilmediğine ulaştırması gerekir. Dolayısıyla peygamberlerin gönderilmesi imkânsız değildir ve onlar yaratılmışlar içinde gaye ve yolları en iyi bilen kimselerdir. Bölüm: Bizzat Bir Peygamberin Peygamberliğini İspat Bir yalancının dürüstün getirdiği şeyi getirmesi mümkün olsaydı, hiç kuşkusuz hakikatler değişirdi ve kudret acizliğe dönüşürdü. Ayrıca böyle bir durumda yalan, izzet mertebesine dayanmış olurdu. Bunlar Bir ve İlk'in bütün yön ve anlamlarda ikinciyi ispat etmesi itibarıyla imkânsız, son derece anlamsız şeylerdir.
Sayfa 102
Din-Felsefe
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Bölüm: İyiyi Hasta Etmek Ona Zulüm Değildir Hiçbir şeyin gerçekte hükmünün dışına çıkmadığı kimse mülkünde icra ettiği şey nedeniyle haksızlık ve zulüm yapmakla nitelenemez. Bölüm: İyilik ve Kötülük Muhtar (seçen), en uygunu gözetmek zorunda değildir. Kuşkusuz bu durum sabit ve geçerlidir. Çirkin ve kötü, sadece şeriata ve gayeye göre sabittir. Bir insan 'iyilik ve kötülük, iyi ve kötünün zatından kaynaklanır diye iddia ederse o bilgisizin tekidir.
Sayfa 102
Din-Felsefe
Bölüm: Kesp Allah'ın İrade Ettiği Şeydir Kudretin şartı, bilgi ve irade imkân verdiğinde, var etmedir. Adet fikrini benimsemekten sakın! Ulûhiyetin eksikliğine sebep olan her şey, reddedilmiştir. Sonradan meydana gelmiş varlıkta Allah'ın irade etmediği bir şeyin olduğunu kabul eden herkes, bilgiden kovulmuş ve tevhit kapısı yüzüne kapatılmıştır. Bazen emir kast edilir ve emredilen şey amaçlanmaz. Bu doğrudur ve son derece açıktır.
Sayfa 101
Din-Felsefe
CELÎSÜ'L-HAK (A.( - جليس الحق) Hak ile oturan. İhsan derecesine ulaşan sufi, kendisini sürekli olarak Allah'ın huzurunda hisseder, davranışlarını ona göre düzenler; bu sürekli bir hâldir. "Ene 'inde men zekerani/Ben beni ananın yanındayım." hadis-i kudsisi bunu gösterir. (Aclûnî, I. 201).
Sayfa 95·Kitabı okuyor
Din-Felsefe
CEFA (A) - جفاء Eziyet etmek. Tasavvufta ise dervişin, kalbini Allah' tan gaflette bırakmasıdır. Yani, kulun Allah tefekküründen uzak oluş hâlidir. Dürlü dürlü cefânın adını ışk virmişler, Bu cefâya katlanan dosta halvet irmişler. Yunus Emre
Sayfa 94·Kitabı okuyor