Ey gönülleri aşk ile pare pare edip rezil ve rüsvay eden Allahın karşı konulmaz adıyla....
Aşk risalesi, O felekler şahının kaleminin aşkın nabzında atıyor oluşu.. Kitap Aşkın vechi, dili, şekli, kanununu anlatınca, evrenin kendiliğinden meydana gelmediğini düşündürüyor. Muhabbetin sırrının göğsün kapı aralığından sızması; aşka tutulmuş olanların yalnızca bir dili var ve yalnızca o dille konuşurlar edasıyla bir aşk risalesi..
'İlah azizdir, O'nu kimse ihtiva etmez
Biz ise O'nu kalbimize sığdırdık'
İşte böyle kalbin mahiyetine doğru ilerlediğin Aşk risalesi..
Sevgiliyi müşahede ile ödüllendirilmiş bir kalem. Kitap, sevenin Sevgilisi için vasıflanması ve aşkın nuruyla şereflenip Maşuğun bende'si olmasını anlatır..
'Güzeli sevmek İlahi bir özelliktir' Adeta sevginin insanı donatması ve eğitmesi, kişiye yakıcı bir gömlek giydirmesi anlatılır.
Sevginin üç kısmı var. İlahi sevgi , Ruhani sevgi, Doğal Sevgi.. Kalpte bu üç sevgiyi bulan tecelliye en yakın olandır. Üç sevgiyle kainatı darmadağın edecek feleklerde kaybolacak ve alevleri, alevleri soğutan bir ateşle tekrar acziyetine bürünecek.
'Tevrat'ta Musa'ya vahyedilen şeylerden biri de şudur: 'Ey Ademoğlu! Senin hakkın için ben sevenim. Senin üzerindeki hakkım için de sen beni sev.'
Melekler ve hayvanların dışında insana bahşedilen yegane şeyin ' Aşk ' oluşu..
İnsana saltanatın, şöhretin böyle noksan bir yerde, yeryüzünde giydirilmesi epey manidardır.
Aşk risalesi bizi o kabiliyete (ki o içte bizatihi vardır) büründürmek için kalbin 'Allah'ın sevgisinin dışında olan sevgilerden' arındırılması gerektiğini, anlatır..
Sevenin ayrılık veya kavuşma ile ilgilenmeyişi ve daima sevgiliyi müşahede edişini anlatır.
Kalbin daima hayret içinde oluşunu, herşeye karşı Sevgiliyi tercih edişini, sürekli uykusuzluğunu, gamını gizlemesini,