Dostluğu, kişisel bağları, verdiğimiz sözü, yakınlarımızı kamu yararına, devlet uğruna hiçe saymak büyük bir yiğitlik ve eşine az rastlanır yaman bir erdemse eğer, kendimizi özürlü göstermek için diyebiliriz ki bu kadar büyüklüğü Epaminondas’ın büyük yüreği bile kaldıramamıştır.
Hiçbir şey kendiliğinden, ne o kadar üzücüdür, ne de zor. Bizim gevşekliğimiz, güçsüzlüğümüzdür ona bu niteliği veren. Büyük ve yüksek şeyleri görebilmek için onlara göre ruhumuz olması gerekir; yoksa kendi çamurumuzu görürüz onlarda.
Gerçekten alışkanlık çok yaman bir öğretmendir ve hiç şakası yoktur. Ağır ağır, sinsi sinsi içimize sızar; başlangıçta sevimli, alçak gönüllüdür; ama zaman geçip de, oraya yerleşip kökleşti mi, öyle azılı, öyle amansız bir hal takınır ki kendisini eleştirmemize bile izin vermez...