Din yenilenmeye muhtaç değildir. Çünkü zaten her zaman yenidir. Bir dinin yeniliğini kaybetmesi demek, kendi özünden ayrılması, sapması demektir ki, tarihte bunun örnekleri, Tanrı'nın birliği ilkesinden şu veya bu anlamda ayrılan yahudilik ve hıristiyanlığın geçirdiği değişimlerde açık ve seçik olarak görülmektedir.
İslam dünyası, takva erlerinin açtığı caddede yürüyecek, büyük inanç, düşünce, bilim sanat, edebiyat ve eylem kahramanlarını doğurmak zorundadır. Var olmak için ve insanlığın yeniden, yeni baştan var olması için.
Peygamberler devri, sahabeler zamanı ve onlardan sonra İslam esaslarına bağlılıktan ayrılmayan İslam devletleri çağları ile, insanlığın, bütün tarihi boyunca görebileceği en üstün insan örneği ve site donatımı gerçekleşti. Peygamber devri, Dört halife devri, Emevi ve Abbasi devirleri, Endülüs Medeniyeti, Maveraünnehir devletleri, Hint-İslam devri, Selçuk ve Osmanlı Devleti devirlerinde gerek fert, gerek toplum hayatında insanlığı kurtaracak ne beliğ örnekler ve dönemler vardır.