İlahi akıl olarak adlandırdığımız Yaradan, sisteme enformasyonla müdahalede bulunarak Big Bang başlangıcından yıldızların aşamalı gelişimine, buradan dünyadaki canlılığı meydan getiren tüm süreçlere kadar, her nokta ve her detaya vücut vermiştir.
Algılanan tüm cansız-canlı madde formları; kör tesadüflerin değil, enformasyonun bir ürünüdür.
Enformasyon ise Tanrısal Akıl'ın, yani İslam dininde ifade edilen Allah'ın Alim gibi sıfatlarının bir tezahürüdür.
Duygularımızın düşüncelerimizi oluşturur. Atomaltı evrende bizdeki gibi maddi sınırlamalar yoktur. Her şey daha akışkan. Bir obje üzerinde çalışın; onu görün, duyun, hissedin. " Ol!" deyin olsun. Hayat bize karşı değildir. Başımıza sevmediğimiz olayların gelmesi kafamızdaki düşündüğümüz şeylerin evrene mesaj, istek olarak yayılmasıdır.
Öz ve egomuzu ayırt etmeliyiz. Egodan kaynaklı davranışlar ve bakış açımız özümüzü ortaya çıkarmaya engeldir. O yüzden kendimizin kasmadan doğanın kanunlarıyla bütünleşmeye çabalamalıyız.
Doğa ise, bütündür, birdir. İyimser ve adaletlidir. Sevecendir. Zorlama yoktur. İçsel benliğiyle uyumludur.