Sen kendine düşeni yap, başkalarının ne yaptığını kafana takma. Tanrı'nın onlarla da konuştuğuna ve onların da yaşamın anlamını keşfetmek için senin kadar çaba gösterdiğine inan, yeter.
İnsanın kendisini başkalarından aşağı görmesi, Büyücü'nün bildiği en kötü kibir örneklerinden biriydi, çünkü bu farklı olmaya çalışmanın en yıkıcı yoluydu.
Kendi ortamımdayım; etrafımdaki sesler sönükleşiyor. Kafam aşağıda, kadroya kapanmış vaziyette, otomatik pilotta sürüyorum. Gerçeklikten biraz uzakta, düşüncelerin geçici olarak ulaşamayacağı yerdeyim. Dünyayı unutuyorum, içime bir sakinlik yayılıyor. Dünyanın etrafında dönen, yalnız bir uyduyum. Yol, içinde soyut ve tinsel bir şeyi barındırıyor. Sonsuzluk.
Kimim ben? Önemli biri değilim, özel biri değilim, özellikle yetenekli ya da sportif biri değilim. Bir bisiklet alıp denemeseydim, bırakın dünyayı bisikletle dolaşmayı, bisiklet sürebileceğimi dahi bilemezdim. Sık sık, ne kadar fazla potansiyelin, anlaşılmadan ve kullanılmadan öylece durduğunu düşünürüm. Korkularımızla olduğu kadar, sosyal, kültürel, dini ve kendimize dayattığımız sınırlamalarla engellendiğimizi ve bunları aşabilirsek, bireysel düzlemde ce insanlık olarak ne kadar ileriye gidebileceğimizi...