Rumy

Geceleri derin bir karanlığa uyandığınızda birden keskin bir bıçak gibi dilinizi keser mi, aslında ne kadar savunmasız olduğunuzu anlamak ...
Sayfa 104
Reklam
Oysa çok bıktım bu şuursuzca davranışlardan. Kendisinden başkasını ve insandan gayrısını yok sayan yeni popüler stilden. Herkesin kendini bir bilen sanan hallerinden. Kendini sevmenin ölçüsünü kaçıranlardan. Ne ile karşı karşıya olduğunun dahi ayırdında olmayanlardan...
Sayfa 87
Düşünüyorum da... Kaç ömür açtıysa bana kapısını, rengi ve rüzgârı farklı olsa da benzer bir gecikmişlik hikâyesi gördüm pek çoğunda... Bir karar vermek için geç olmamalı aslında. Kimi korktuğu için, kimi tembellikten, kimi de farkında olmadığından veremiyor hayatıyla ilgili kararları... Oysa mutsuzluğu bitirebilmek için insan kendi hayatının farkında olmalı...
Sayfa 56
"Insan bir tek kendi evladının yükselişini hazmedebilir," demişti bir arkadaşımın babası.. Doğru mu, ne dersiniz?.
Sayfa 50
Neden her başarının ardında bir delik, bir pislik, bir sökük arıyoruz? Neden her mutlu ilişkinin bir gün mutlaka biteceğine inanıyor ve o günü bekliyoruz? Neden biten ilişkilerden sonra mutlaka bir tarafın yıkılması için uğraşıyoruz? Neden iyi biri olduğumuzu düşünsek de kafamızın içindeki o kötünün sesini kısamıyoruz?
Sayfa 50
Reklam