Rumy

İnsan bir başkasını değil, başkasına verdiği anlamı sever. Kişi hayatınızdan çıkar ama ona verdiğiniz anlam bir süre kalır. Sonra anlam değişir, hayat değişir.
Sayfa 67
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Öyle bir an var ki herkes için. İşte o an herkesin çaresi gelir ayağına. Sabır, umut varsa içinde şükredersin, biraz aceleci ve ümitsizsen isyan edersin.
Sayfa 66
Çok kesin konuşuyorsun bazen: "Hayatta yapmam," diyorsun, o kadar yoğun diyorsun ki yine oyun başlıyor.Hep yapmanı istiyor sanki hayat. Sürekli denenir gibi... Başa dönüp dönüp duruyor.
Sayfa 65 - inkılap
İnanın bizlere sürpriz gibi gelen her şey aslında isteyip de unuttuğumuz şeylerdir.
Bizler değil miyiz yaptığımız her şeyden mutlu olmaya ça-lışan? Aldığımız oyuncaktan, yediğimiz dondurmalardan, sevdi-ğimiz insanlardan, gezdiğimiz sokaklardan, her şeyden mutlu olmak için yaşayan bizler değil miyiz? Çaya şeker, pilava tuz katıp, elbiseye kemer, DVD'ye CD takıp dinleyen, her yaptığından mutlu olmak isteyen bizler değil miyiz? Yorulunca dinlenmek isteyen, kazanınca harcamak isteyen, evlenince çoğalmak isteyen bizler değil miyiz? İlk gözümüzü açtığımızda annemizin göğsüne yapışan, doymak, ısınmak, korunmak, gülmek, sevmek, sevilmek isteyen bizler değil miyiz? Evet bizleriz, hepimiziz... Hepimiz isteriz ki acı bize gelmesin, ne yaparsak yapalım yeter ki mutlu olalım. Maddede hepimiz ayrı, duyguda ise aynıyız. Birine boş bir dondurma külahı yeterken biri 5 top dondurmayla yetinir. Birimize kirada oturacak kadar çalışmak yeterken biri ev sahibi olmak ister. Birimiz mahalle arasındaki bir kafede âşık olurken birimiz lüks bir restoranda boşanmak istediğini söyler.Ama hepimiz kirada, villada, kafede ya da başka bir ülkede, 5 top dondurmada ya da bir külahta, aynı duyguda buluşuyoruz, o da mutluluk...
Sayfa 9 - inkılap
Mutluluk