Bu eseri okumaya başladığımda bunun da yazarın diğer eserlerine benzeyecegini düşünmüştüm ancak yanılmışım. Ne okuyucunun hayal gücünü ne de eserdeki kahramanlarının zihinsel gücünün sınırlarını zorlayan bir konusu vardı bence. Elbetteki bazı notalarda diğer eserleri ile benzer nüanslara sahipti ama o kadar. Tüm bu beklentilerimin dışında ayakları yere basan tüm gerçekçiliği ile insanın yüzüne tokat gibi vuran bir konuya sahipti bu eser. Kitap bitene kadar vahşet ve acımasızlığın hakimiyeti içerisinde çaresizlik ve en önemlisi de güvensizlik duygusunu iliklerimize kadar hissettirirken sevgi ve küçük bir umut ışığının insanı ne büyük bir fırtınanın içerisine sürükleyebilecegini tüm heyecanı ile yaşatıyor bizlere. Tavsiyem okumaya başlarken bu eseri yazarın diğer eserleriyle kıyaslamamanız. Bu eser aslında Jack London'ın çok yönlü muhteşem bir yazar olduğunu tekrardan bizlere hatırlatıyor.