Tam anlamıyla insanın içini sızlatan bir hikaye. Okumadan önce kesinlikle bunun göz önünde bulundurulması gerekiyor. Olay örgüsü ve dili çok akıcı kitabı tek oturuşta bitirebilirsiniz.
Kitap göründüğünden çok daha kapsamlı. Farabi ile ilgili dikkatleri çeken pek çok noktaya okuyucuyu boğmadan değinilmiş. İlgi çeken noktalar okuyucu tarafından ayrıca araştırılabilir. Ancak kitapta kaynak belirtilmemesi bence eksi bir yön olmuş. Bunun dışında ilgililer ya da Farabi okumalarına başlamak isteyenler için çok güzel, giriş niteliğinde bir eser olmuş.
Bu eser konusu her ne kadar otuzlu yılların gündelik olayları olsa da okuru sıkmayan ve oldukça akıcı bir dile sahip. Türk Klasikleri okumak isteyenler için bir solukta bitecek hoş bir kitap. Bunun dışında ele aldığı konu bakımından özelde otuzlu yılların Ankarasında yaşayan insanların psikolojisini ve sosyal hayatlarını ele almış. Genelde ise Cumhuriyet rejimine yeni geçen bir devletin siyasi durumunun halka yansımalarını aktarmış.
Bu eseri okumaya başladığımda bunun da yazarın diğer eserlerine benzeyecegini düşünmüştüm ancak yanılmışım. Ne okuyucunun hayal gücünü ne de eserdeki kahramanlarının zihinsel gücünün sınırlarını zorlayan bir konusu vardı bence. Elbetteki bazı notalarda diğer eserleri ile benzer nüanslara sahipti ama o kadar. Tüm bu beklentilerimin dışında ayakları yere basan tüm gerçekçiliği ile insanın yüzüne tokat gibi vuran bir konuya sahipti bu eser. Kitap bitene kadar vahşet ve acımasızlığın hakimiyeti içerisinde çaresizlik ve en önemlisi de güvensizlik duygusunu iliklerimize kadar hissettirirken sevgi ve küçük bir umut ışığının insanı ne büyük bir fırtınanın içerisine sürükleyebilecegini tüm heyecanı ile yaşatıyor bizlere. Tavsiyem okumaya başlarken bu eseri yazarın diğer eserleriyle kıyaslamamanız. Bu eser aslında Jack London'ın çok yönlü muhteşem bir yazar olduğunu tekrardan bizlere hatırlatıyor.
İnsan mevcut olduktan sonra tekrar yok olur. Öyle bir duruma gelir ki sanki bu insan dün hiç yaşamamış gibi olur. Uzun bir serüvenden sonra âdeta biçilmiş bir ekin tanesi gibidir. Keşke o bu toprak haliyle kalabilseydi! Toprak haliyle bırakılsaydı ne güzel olurdu!