“Bakın, olup bitenleri idrak eden bizlerle karanlıkta şuursuzca debelenip duran kitleler arasındaki fark şudur; biz kendi sınırlarımızın farkındayız. Onlarsa bu türden sınırları olduğunu inkar ediyorlar. Bizden bu bilinmeyen boşluğu doldurmamızı talep ediyorlar. Zira onlar bilinmezliğe tahammül gösterme kabiliyetinde değiller. Ama bizler hakikat diye bir şey olmadığının idraki içinde olduğumuzdan onları boş hayallerle, uydurulmuş hikayelerle avutabiliriz.”…
Kendi gözlerinin içine bakan Rachel, derin bir bitkinlik hissetti. Ama ardında çözümü görebiliyordu. Bunun annesinden kaldığını biliyordu. “ Kimse sana ne yapacağını ve yapamayacağını söylemez.”…