Iraz

Iraz
Je ne suis pas parfait... Evrene saygı duy, Doğayı Koru, Yaşamı Kutla (Tengri Biz Menen) Gökoğuz Yeri Rumeli ️ M. KEMAL ışığında... Bruno,Źiźek
Çoğalan, ucuzlar...
DP hükümeti 1951'de lmam Hatip okullarını kur­du. Zaman içinde bu okulların sayısı arttı ve 1960'larda AP hükümeti bu okullardan mezun olanların ilahiyat dışındaki dallarda da yüksek öğrenime devam etmesi için yasaları de­ğiştirme sözleri vermeye başladı. Bu yöndeki yasal değişik­likler 1970'lerde yapıldı. Sonuç olarak İmam Hatip okulla­rının sayısı daha da arttı. Bu dönemde İmam Hatiplere kız öğrenciler de alınmaya başladı, halbuki kadınlar bu mesleki eğitim sonucunda dinle ilgili bir görev alamıyordu.
Sayfa 77 - İletişim Yayınları·Kitabı okudu
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
1980 ve döşenen taşlı yollara
Sıradan insanların gündelik hayatlarını etkileyen terör ve anarşi atmosferi darbeyi meşrulaştırdı. Darbe son­rasında demokratik hakları ciddi ölçüde sınırlayan yasal de­ğişiklikler ve son derece baskıcı önlemler yoluyla terör ve anarşi son buldu. Bunun yanı sıra, Ocak 1980'de kabul edi­ len IMF istikrar paketini hayata geçirerek ve ihracat odak­lı bir ekonomik politika izleyerek ekonomik istikrarsızlı­ğı azaltmak da askeri darbenin hedefleri arasındaydı. Hat­ta cuntanın lideri televizyonda yayımlanan ilk konuşmasın­ da bunu açıkça belirtmişti. Dolayısıyla askeri darbe ile baş­layan 1980 sonrası dönem, ülkenin ekonomik rejiminde de önemli değişikliklere tanık oldu.
Sayfa 71 - İletişim Yayınları·Kitabı okudu
Şimdi 'sarı'lar!
1961 Anayasası, işveren örgütlerinin kurulmasına da izin veriyor ve böylece gönüllü girişimci derneklerinin ortaya çıkması­na zemin hazırlıyordu. 1962'de Türkiye İşveren Sendikala­rı Konfederasyonu'nun (TİSK) kurulması ve 197l'de büyük sermaye gruplarını temsil eden TÜSIAD'ın ortaya çıkması, "sınıfsız toplum olarak Türkiye, gibi bir ideolojik doğrula­manın giderek itibar kaybettiği bir sürecin önemli kilomet­re taşlarıydı. Bu gelişmeler sayesinde siyasi yetkililer ile işa­damları arasındaki ilişkilerin içerdiği gerilimler de yeni bir biçim almaya başladı. Özel sektörün şikayet ettiği güçlükler artık devletle ilişkilerinde karşılaştıkları husumetten çok, devletin şirketlerin istikrarlı bir ortamda büyümesini engel­leyen siyasal ve ekonomik belirsizlik kaynaklarını kontrol edememesinden kaynaklanıyordu.
Sayfa 69 - İletişim Yayınları·Kitabı okudu
Eleştirirken frene basma, iktidara gelince son sürat aynı yol
DP iktida­rında sol siyasi faaliyetlere hiç yer yoktu bu iktidar döne­mi içinde CHP'ye karşı dahi giderek hoşgörüsüzleşildi. Tek parti döneminde biçimlenen DP'nin kurucuları çok parti­li rejime uyum sağlayamamış ve muhalefetle siyasal arenayı paylaşmakta isteksiz davranmıştı.
Sayfa 67 - İletişim Yayınları·Kitabı okudu
Kısa bir bakış;
Türkiye'nin "imtiyazsız, sınıfsız, kaynaşmış bir kitle" ol­duğu fikri cumhuriyet rejiminin ilk dönemindeki ideo­lojik ortamın başka bir önemli unsuru olarak karşımıza çık­maktadır. Cumhuriyetçi olmaktan ziyade komüniteryen olarak nitelenebilecek bu toplumsal tahayyül doğrultusun­da, ekonomik kaynaklı çıkar çatışmaları ve etnik köken veya toplumsal cinsiyet farkları yer bulamıyordu.Sanayi prole­taryasının gelişimiyle ortaya çıkabilecek potansiyel sorunlar konusundaki siyasi endişeler, küçük köylü tarımına dayalı kırsal ekonominin çözülmesini önleyici politikalara yol açı­yor, bu siyasi yönelim ile yeni doğan sanayi sektörüne emek tedariki ihtiyacı arasındaki gerilimler görmezden geliniyor­du.
Sayfa 63 - İletişim Yayınları·Kitabı okudu