Aslında, sosyal politika tarihini, yoksulların toplumsal işlevini ücretle çalışmaya indirgeyen, ücretle çalışamayanları darülaceze benzeri kurumlara veya doğrudan doğruya hapishanelere kapatarak tecrit eden, bunu yapmadığı zaman onları hayırseverlik nesnesi haline getirip “gerçek muhtaç” ve “edepli” yoksul olarak tarif edip yaşayabilecekleri kadar yardım yapan, ama her durumda onlan yoksul olarak tanımlayıp toplumda belirli ve farklı bir yere koyan yaklaşımların tarihi olarak görmek gerçekten çok zor değil.Buna paralel olarak, işyeri sağlık koşullarıyla, işgünün uzunluğuyla, asgari ücretlerle ilgili mevzuatı veya kitleler için temel eğitim olanaklarının ve sağlık hizmetlerinin ulaşılabilirliğini sağlayan düzenlemeleri de, “düzenleme”, “disiplin”, “otorite” gibi kavramlar çerçevesinde değerlendirmek mümkün.