"Ah, ne keyif dolu saatler geçireceğiz. Döndüğümüz zaman da, görüp gezdikleri yerlerle ilgili hiçbir izlenim getirmeyen başka yolculara benzemeyeceğiz biz. Gezdiğimiz yerlerin nereleri olduğunu bileceğiz. Görmüş olduğumuz şeyleri unutmayacağız. Kafamızda dağlar, göller, ırmaklar birbirine karışmayacak. Herhangi bir manzarayı anlatırken de, şuradaydı, yok buradaydı diye kendi aramızda kavgaya tutuşmayacağız. Bizim anlatılarımızın coşkusu diğer yolcularınki gibi bıktırıcı olmayacak..."
"Aklından kötü niyet geçmeden, başkalarını mutluluktan alıkoymayı düşünmeden de insan yanılgıya düşebilir. Bu yüzden çevresine acı çektirir. Vurdumduymazlık, başkalarının duygularına karşı duyarlı davranmamak ve kararsızlık gibi huylar da çevreyi mutsuz kılmaya yeter."
"Sen kendin, dünya âleminin iyi olduğuna inanmak istiyorsun. Ben herhangi bir kimseyi yerdiğim zaman sana ters geliyor. Beri yandan ben senin kusursuz olduğuna inanmak istediğim zaman hemen kendi kendini yeriyorsun. Benim seni ya da başka herhangi bir kimseyi boş yere öveceğimden hiç korkma. Gerek yok buna. Çünkü benim gerçekten sevdiğim insanlar azdır, beğendiklerim ise büsbütün az. Dünyayı görüp tanıdıkça hoşnutsuzluğum artıyor. İnsanların içyüzünün nasıl hiç göründüğü gibi çıkmadığını; iyi ya da akıllı gibi görünenlere bile nasıl hiç güven olmadığını her gün daha açıkça anlıyorum."