Rumeysa

dünya bahçesinin tüm ağaçlarının meyvesini tatmak istediğimi ve dünyaya ruhum bu tutkuyla dolu olarak adım attığımı söylemiştim. Gerçekten de böyle atıldım hayata ve öyle yaşadım. Tek hatam, bahçenin bana güneş ışınlarıyla yaldıza bürünmüş gibi görünen tarafındaki ağaçlarla kendimi sınırlamam ve öteki tarafından, gölgeli, kasvetli olduğu için kaçmamdı.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
İnsan sürekli olarak koynunda bir yılan besleyemez, her gece kalkıp ruhunun bahçesine diken tohumları ekemez.
Ben sana hayatımı verdim, sense insanın en aşağılık, en alçak tutkularını, "nefret", "gurur" ve "hırs"ı doyurmak için benim hayatımı harcadın. Üç yıldan az bir zamanda beni her bakımdan mahvettin. Benim için seni sevmekten başka yapılacak şey yoktu. Senden nefret etmek konusunda kendime izin versem, üzerinde yol almak zorunda olduğum, hâlâ da yol aldığım hayat çölünde her kayanın gölgesinin kaybolacağını, her hurma ağacının kuruyacağını, her kuyunun kaynağının zehirli çıkacağını biliyordum.
İnsan güneşi teraziye koyup tarttıktan, ayı adım adım ölçtükten, yedi kat göğün yıldız yıldız haritasını çıkardıktan sonra bile, geriye kendisi kalır. Kendi ruhunun yörüngesini kim hesaplayabilir?