Yarattığın şeyin herhangi bir kıymeti olduğuna dair hiçbir güvencen yok, bu kör yarışta geride kaldığına dair her türlü işaret ümitsizlik çukurlarına atıyor seni. Sen kendi önündeki kağıda bak, diyorlar. Ama diğer herkesin kağıtları sürekli gözünün önünde uçuşurken bunu yapması zor.
Volkanların çelişkisi hem yıkımın hem de yaşamın sembolü olmalarıydı. Yavaşlayarak soğuyan, katılaşan lavlar zamanla toprağa -verimli, bereketli bir toprağa- dönüşüyordu.
Acıya karşı bağışıklık kazanmamızı sağlayacak bir yaşam tarzı olmadığını anlasak, her şey daha çok daha kolay olurdu. Mutluluğun doğasında acınında olduğunu. Hiçbir hayatta sonsuza kadar saf bir mutluluk içinde olamayız. Öyle bir hayat düşünmek ancak yaşadığımız hayattaki mutsuzluğumuzu büyütmeye yarar.