Kar da güneş gibi yakarmış. Her şeyi duyuyoruz,hiç bir şeyi bilemiyoruz Olric. Bu duvarlar arasında arasında kapandık kaldık.Savaş diyorlar, öldüler diyorlar, halk diyorlar.Ne biçim şeyler bunlar? Rivayetler dolaşıyor, sözler geliyor kulağıma. Hep, bir yerlerde bir şeyler oluyor,biz bilemiyoruz, Olric. Hep anlatıyorlar, söylüyorlar, naklediyorlar.Bir gün hiç beklemediğim bir sırada ,kapı bir tekmeyle açılacak;tanımadığım insanlar dolacak içeriye. O anda , büyük bir ihtimalle , sen de yanımda olmayacaksın...
...demek sen aşkı,sinüs ve kosinüse çok görüyorsun. Soyut aşk kavramı sende henüz gelişmemiş. Sen ve senin gibiler, ancak beş elma ile on elmayı toplayabilen basit insanlarsınız. Elle tutulan şeylerle düşünebilir, elle tutulan şeyleri sevebilirsiniz yalnız. Siz A ve B'den değil, üç erkek ve beş kadından anlarsınız ancak...
Şu tuhaf durumu bilir misiniz? Geceleri uyanırsınız,gözlerinizi karanlığa açtığınız anda birden kendinizi kaybolmuş gibi hisseder ve hızla, büyük bir hızla çevrenize bakmaya duvar, lamba, sandalye gibi tanıdık, sert bir şey aramaya başlarsınız. Ben de tam böyle hissettim ve Tek Devlet Gazetesi' nde hızla, büyük bir hızla bir şeyler aradım ve işte, buldum......