Vakti belirsiz sevinçler taşıdım eşiklerine, alışkanlıklardan kurtarmak için seni. Ayrılığı bile bir ayrıcalık diye sundum da, sen kapıların hep aynı saatlerde açılıp kapanmasını bekledin. Bir lambadan alıyor ışığını artık gövden. Gökyüzü bir odada kanat vurur mu? Nerden alır rüzgarını bulutlar? Bir akarsudan doğurmak istemiştim seni.
Selamlar.
Kitap günümüzü değil gerçekten 1890'lı yılların Fransa'sını anlatıyor bence. Yazar yaşadığı ülkeden ve haliyle mensup olduğu dinden örnekler vererek yazmış. Günümüzde birçok insanın yaşadığı tembellik üzerine yoğunlaşmış. Özgün bir anlatım tarzı var. Bazı konularda gereksiz örnekler verilmesi ve bu örneklerin günlük yaşamıma yakın olmaması bölüm bölüm sıkılmama neden oldu. Erkekler üzerinden anlatmasını görmezden gelirsek evrensel çıkarımlar yapılabilir. Kitaptan istediğim gibi verim alabildiğimi söyleyemem. Hayatımdaki tembellikle ilgili biraz sarstığını söyleyebilirim.
Not: Kitabı alacaksanız ProfilKitap yayınevinden almanızı tavsiye etmiyorum. Çeviri güzel yapılmamış. Çok fazla anlatım bozukluğu ve yazım hatası var. Yoğun bir anlatıma sahip olan kitapta bir de dil bilgisi hatalarını düzelterek ilerlemek fazlasıyla yorucu oluyor.