Ruža

Ruža
Psikolog, okur, fotoğraf çeker, dans eder
Bu yazıyı yazmamın nedeniyse, genç bir kızın uzaktan yolladığı mektup. Yazıyı okuyunca bana küsmüs; Turgut Uyar’ı anan yazılarımı dört gözle bekliyormuş. Çok içten, çok dokunaklı bir mektup doğrusu. (Oysa o yazıda da benzer sakıncalara değinmiştim, umarım bu yazıyı okur ve ne demek istediğimi daha iyi anlar.) Ama benim de bu tür gerçekten vefalı okurlara bir önerim var. Neden anma günlerini ve yazılarını başkalarına devrediyorlar, kendileri bir girişimde bulunmuyorlar? Ben, yerlerinde olsam herhangi bir tarihi seçerdim, ille bir yıldönümü gerekiyorsa Uyar ‘ın doğum günü olan 4 Ağustos'ta anılmasını yeğlerdim. Nasılsa şiirleri yaşıyor. Ölüm tarihini asla seçmezdim.
Sayfa 467·Kitabı okudu
Reklam
Çok sevdiğim iki yazarla yollarımız bu dönemeçte ayrılıyor, ama tuhaftır, Lucretius'la birleşiyor. Rahmetli, "Ne kadar yaşarsan yaşa, sonsuzluğu kasaltamazsın. Hep aynı kalır ölümden sonraki süre," gibi bir laf etmemiş miydi? Ben de ortayaşta bir mola vermekten yanayım. Her anın değerlendirmek kaydıyla ama kısa
Sayfa 423·Kitabı okudu
Eve giderken yol boyunca günümüz insanının asık yüzlülüğünün nedenleri üstüne düşündüm. Sanırım, cinselliği bunca abartması sonucu taşıyamayacağı bir yük altında eziliyor, flörtün büyüsünden yoksun bırakıyor kendini kuralları baştan saptanmış pornografiyi kuralsız erotizme yeğlerken düşgücünü elden kaçırdigi gibi.
Sayfa 369·Kitabı okudu
Turgut Uyarla geçirdiğimiz bazı hırgürlü geceleri şimdi olsa kaldıramayacağım biliyorum ama bütün güçlüklerine karşın fırtınalı bir aşkı yavan, düz-ayak bir ilişkiye hâlâ yeğlediğimin de bilincindeyim. "Dünya bir sanrıdır," diyor birisi belki bir sancı
Sayfa 350·Kitabı okudu
Tanıştığımızada ben yeni evlenmiştim; Turgut, nicedir evliydi. Bir gün birlikte olacağımız ikimizin de aklının ucundan geçmemişti, ayrıca aramızda önemli bir yapı farkı vardı, Ben sırılsıklam åşık olduğum zaman bile çevremdeki güzellikleri kaçırmamaya yakınımdır. "Bir önceki sevgiliden devralınan inceliklerin" sonraki sevgililikleri kalkındırdıklarına inanırım. Oysa Turgut Uyar’ın monogam gözü, yanındaki sevgiliden başka kimseyi görmez, hiçbir üçüncü öğenin yer almadığı iki-kişilik bir dünya özler, geçmişin bütünüyle silindiği, gelecegin güvenceli olduğu sürekli bir şimdiki zaman peşindedir.
Sayfa 349·Kitabı okudu
Reklam