Ruža

Ruža
Psikolog, okur, fotoğraf çeker, dans eder
Anadolu toplumu, kadın erkek eşitsizliğini, kadına karşı erkeğin duyarsızlığını, kadının yalnızlığını, çaresizliğini gösteren sayısız yaşam öyküsü ile doludur. Büyük ozan Nazım Hikmeť’in, “kadınlarımız” dizelerinin üzerinden bunca yıl geçti. Analarımızın, kadınlarımızın değeri ve yeri çok değişti mi?
Sayfa 80·Kitabı okudu
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Ama insanoğlunun bağnaz ve acımasız önderlere boyun eğmeme, kendi içine kapanıp kalmama, ilişki kurma, birbiriyle konuşma, sevme, sevişme, savaşma, barışma, özerk varlık olma, yeni şeyler araştırma, yaratıcılık gibi yetenekleri de vardır. Eski çağlardan beri düşünce özgürlüğünü en çok savunanlar özgür düşünebilen, özerk kimlik duygusu taşıyan sanatçılar, yazarlar, düşünürler, bilim insanları, toplum eleştirmenleri olmuştur. Bir toplumun kültürel kalkınması ancak özerk kimlik duygusu olan, özgür düşünebilen insanlarla gerçekleşebilir.
Sayfa 77·Kitabı okudu
Genelde özgür düşünceyi kaldıramayan, düşünceye yasak getiren yönetimler sanki kişilere "bizim gibi düşünmek zorundasınız, düşünceleriniz bizim politikalarımuza ters düşemez" demiş olmaktadırlar. Bu da kul benlik duygusu ağır basan kişilerin çoğunlukta olduğu toplumlarda önemli bir sorun olmayabilir. Böyle toplumlarda kişiler zaten kendileri için düşünen, kendileri için karar veren bir yetkeyi (otorite) kabullenmeye hazırdırlar.
Sayfa 75·Kitabı okudu
Hemen doyum bekleyen dürtüleri bekletebilme erteleyebilme yetisinin gelişmesi insanoğlu için benliğin gelişmesi, olgunlaşması, benlik gücünün kazanılması anlamına gelir. Böyle bir gelişme özerk kişiliğin oluşmasında en önemli aşamalardan biridir. Dürtülerini, gereksinimlerini uygun yer uygun zamanda doyurabilmek için bekletemeyen, erteleyemeyen, hemen doyum arayan yetişkin insan özerklik duygusundan yoksun bir çocuk gibi kalmış demektir.
Sayfa 57·Kitabı okudu
Özetle, bu ülkede çocukların önemli bir çoğunluğu soru sormadan, düşünmeden öğrenen, anlamadan inanan özerklik duygusu kısıtlı kişiler olarak büyümektedirler. Bu toplumun insanı yalnızca sünnet etinin kesilmesi ile değil genel bir öğretim-eğitim düzeni içinde, özerk benlik duygusunun, bilseme duygusunun, araştırıcılığının, kişiliğinin az ya da çok kesilmesi ile karşılaşarak yetismektedir. Böyle bir eğitim-öğretim ortamında özerk benlik duygusu eksik kişilerin çoğunlukta olduğu bir toplum oluşmaktadır.
Sayfa 44·Kitabı okudu