Size göre şaşaa, otorite ve mutluluk simgesi olan şu yapılara iyi bakın, bunlar aslında alçalmanın, sefaletin ve mutsuzluğun gizlendiği mağaralardan başka bir şey değiller.
Mutluyum şimdi bu adamın yanında, o ve ben, zamanın ilk karanlığından beri Tanrı'nın elinden fışkıran tek bir alev gibiyiz ve dünyada hiçbir güç mutluluğumu alıp götüremez, çünkü mutluluğum, karşılıklı anlayışın aşkın örtüsü altında birleştirdiği iki ruhun kucaklaşmasından doğdu."
Anladım ki kadının mutluluğu eşinin ününe bağlı değildir, otoritesine de, cömertliğine de, iyiliğine de bağlı değildir, neye bağlıdır peki? Kadının ruhunu erkeğin ruhuyla birleştiren, kadının duygularını erkeğin kalbine döken ve her birini birbirleri için hayattaki tek varlığa ve Tanrı'nın dudaklarında tek bir sözcüğe dönüştüren aşka bağlıdır.