Beni bambaşka dünyalara görüren, içimi sıcacık hissettiren bir kitaptı. Sanki saadettin ökten'nin dizinin dibine oturmuş, Kemal Sayar ile olan hoş muhabbetini dinliyor gibi hissettim her satırında.
Dili bir tık ağır, osmanlıca terimler var. Ancak birkaç kez lugata baktıktan sonra kitabın geri kalanında sıkıntı yaşamıyorsun.(Kelime dağarcığımızı da bakış açımız gibi genişletiyor yani.. )
Kitap kendine ve hayatına; sosyolojik, psikolojik, felsefi ve islami bir perspektif ile bakmanı sağlıyor. Ve müthiş lezzetli bir kitap. Yavaş yavaş sindire sindire selim bir kafayla okuyomak gerektiğini düşünüyorum. Tıpkı lezzetli bir yemeğin bitmesini istemezsin ağzında beklete beklete lezzetini damaklarında hissederek yersin ya.. Bunu bunu yaparken müthiş bir haz alırsın.. İşte tam olarak bu şekilde.. Aynı o hazzı bu kez ruhunda hissediyorsun..
Benim tekrar tekrar okuyup hayat bulacağım kitaplar arasına girdi.. Eminim, hem dünyaya hem de ebediyete dair kendine birşeyler katmak isteyen herkes çok sevecektir....
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Nadan bir dünya bu. Kalbimiz inciniyor, fark etmiyoruz. Fark ediyoruz " Bir şey eksik," diyoruz, ama o eksikliğin adını koyamıyoruz ve " Daha iyisini alsam acaba geçer mi?" diyerek tekrar maddeye dönüyoruz. Böylece uçurum büyüyor, boşluk iyice açılıyor...
Her yeni doğan gün bir lütuftur ve yeni doğan gündeki varlığınız da bir lütuftur ve bu lütuflar bir tecelliyat silsilesi oluşturur. Necip Fazıl, " Nurtopu günlerin kanına girdim, kutsal emaneti yedim bitirdim." diyor