Cas

Modern insanın aksine postmodern insan bütünüyle köksüz ve çıpasız kaldı. Hiç bir kerteriz noktasının kalmadığı bu yeni ortamda, gerçekler ve hakikat yerini sonsuza uzanan yorumlara bıraktı. Bu yorumlar evreninde herhangi bir hiyerarşi de söz konusu değildi. Aşırı uzmanlaşmanın önce uzmanlara zorunlu şekilde güven duyulmasını dayatan ağırlığı, denetimden sıyrılan uzmanların, bu kez kendi çıkarları için uzmanlık alanlarını istismar etmeleriyle hafifler oldu.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Aydınlanma kişinin kendi aklına güvenme cüretiydi. İnsan zihni salt kendi içerisinde maddi tüm evreni anlamlandırmaya, sınamaya, doğru ve yanlışı her konuda ayırmaya elverişli bir yapı taşıyordu. Tarihte ‘Rönesans İnsanı’ olarak tanımlanan bu kişiler, birden çok konuda uzmanlık geliştirebilen bireylerdi. Rönesans döneminde dünya üzerinde birikmiş veri ve bilgi miktarı tek bir insanın kuramsal olarak hâkim olabileceği darlıktaydı. Anatomi, botanik, fizik, tarih, felsefe, hukuk, siyaset üzerine toplam yazın, çok çalışkan bireyler tarafından neredeyse bütünüyle okunabilir, bu bilgilerin çoğu akılda tutulabilirdi. Böyle bir evrende kişi, yeterince entelektüel çaba harcadığında, yaşama ilişkin tümel bilgiyi elde edebiliyor, bu nedenle de yaşama dair büyük anlatılar inşa edebiliyordu. Immanuel Kant
İnsanların çoğu, kötü olamayacak kadar çok meşguldürler kendileriyle.

Cas

, bir kitap okudu
Puan vermedi·47 syf.·
2025 27. kitabı
KafkaOkur Dergisi
8.6/10 · 263 okunma
Söze bakmayın siz. Sözde herkes mazlumdan yanadır. Söz gücün maskarası olmuş.