Rylie

Hiç Sevdiğin Biri Yavaşça Kayboldu mu?
9/10
·536 syf.··
2025 1. kitabı
Douglas Stuart'ın 2020 Booker Ödülü'nü kazanan ilk romanı Shuggie Bain, hem yürek burkan hem de hafızalardan kolay silinmeyecek nadir eserlerden biri. Yazarın kendi hayatından, özellikle de annesinden ilham alması, hikâyeyi bu denli çarpıcı ve samimi kılan en önemli etken. Roman, 1980'lerin Glasgow'unda, Thatcher döneminin getirdiği acımasız yoksulluğun ortasında, alkol bağımlısı bir anne (Agnes) ile onu bu bataklıktan kurtarmaya çalışan en küçük oğlu (Shuggie) arasındaki ilişkiye odaklanıyor. Agnes, dış görünüşüne özen gösteren, Elizabeth Taylor gibi olma hayalleri kuran ve dans etmeyi seven bir kadınken, art arda gelen terk edilişler ve derin bir yalnızlık hissi onu alkolün pençesine düşürür. Shuggie ise henüz küçük bir çocuk olmasına rağmen, sabahları yerde sızmış annesine "kemiklerindeki ağrıyı dindirecek" doğru içki karışımını hazırlayacak kadar onun hastalığını öğrenmiştir. Diğer kardeşleri bu cehennemden bir bir kaçarken Shuggie gidemez; çünkü ona göre çocuklar annelerini terk etmez. Bir yandan annesinin hayatını kurtarmaya çalışırken, diğer yandan okulda "farklı" olduğu için maruz kaldığı zorbalıkla mücadele eder. Bu iki cepheli savaşta ne yazık ki çoğu zaman kaybeden taraf olur. Kitabın en dokunaklı yanlarından biri, yazarın anne karakterini asla yargılamaması. Agnes kötü bir insan değil, acı çeken, hasta bir kadın. Sürdüğü ruj, taradığı saçlar, aslında içindeki çöküşü gizlemek için tutunduğu son dallar. Onu terk eden kocasının, "Seni tamamen kırmam lazım, çünkü o kadar nadirsin ki bir parça bıraksam başka biri gelir seni toplar," sözü, ruhunu paramparça eder ve bu enkazın altından bir daha kalkamaz. Stuart, bu hikâyeyi bir hesaplaşma için değil, anlamak ve anlatmak için yazmış. Bu derin empatinin kaynağı ise yazarın kendi yaşamı: O da romandaki küçük çocuk
Shuggie BainDouglas Stuart · Can Yayınları · 2022757 okunma
Reklam

Rylie

, bir kitap okudu
9/10
·536 syf.··
2025 1. kitabı
Douglas Stuart
8.4/10 · 757 okunma
9/10
·392 syf.··
2024 91. kitabı
"Olanaksızın Fiziği" Hızlı Özet Michio Kaku'nun "Olanaksızın Fiziği" kitabı, bilim kurgu filmlerinde gördüğümüz; görünmezlik, ışınlama, zaman yolculuğu, telepati ve psikokinez gibi kavramların günümüz bilimi ve gelecekteki olasılıkları ışığında ne kadar mümkün olduğunu ele alan bilimsel bir keşif yolculuğu gibidir. Kitap, "olanaksız" olarak nitelendirilen bu kavramları üç sınıfa ayırıyor: * I. Sınıf Olanaksızlıklar: Günümüz teknolojisiyle henüz mümkün olmasa da, önümüzdeki yüzyıl içinde veya belki de daha kısa sürede gerçekleşme olasılığı bulunan teknolojiler. Görünmezlik kalkanları, ışınlama ve belirli telepati biçimleri bu sınıfa giriyor. * II. Sınıf Olanaksızlıklar: Fizik yasalarına aykırı olmayan ancak gerçekleştirilmesi için binlerce, hatta milyonlarca yıl sonraki bir teknoloji düzeyini gerektiren teknolojiler. Işıktan hızlı yolculuk, zaman yolculuğu ve zihnin daha derinlemesine okunması gibi kavramlar bu sınıfa dahil ediliyor. * III. Sınıf Olanaksızlıklar: Günümüzde bildiğimiz fizik yasalarını alt üst eden ve var olması halinde temel fizik anlayışımızı temelden değiştirecek teknolojiler. Bu sınıfa giren en belirgin örnek ise devridaim makineleri. Kitapta, bu "olanaksızlıkların" her biri için ayrıntılı açıklamalar sunuluyor ve günümüz biliminin geldiği nokta, olası engeller ve bu engellerin nasıl aşılabileceği konusunda çeşitli fikirler ortaya atılıyor. Örneğin, görünmezlik kavramı ele alınırken, metamalzemelerin ve kırılma indisinin nasıl manipüle edilebileceği anlatılıyor. Işığın bir cismin etrafından dolaştırılmasıyla görünmezliğin sağlanabileceği fikri, günümüz teknolojisiyle hala ütopik görünse de, metamalzeme alanındaki hızlı gelişmeler bu kavramı I. sınıf bir olanaksızlık haline getiriyor. Işınlama konusunda ise,
Olanaksızın FiziğiMichio Kaku · Odtü Geliştirme Vakfı Yayıncılık ve İletişim A.Ş. · 2016523 okunma