Okumamış ve cahil olduklar için kim bilir kaç kez köylüleri kıskanmışımdır. Benim açımdan apaçık saçmalık olarak görünen inanç kurallarından onlara yalan gelebilecek hiçbir sonuç çıkmıyordu; bu kuralları kabul edebiliyorlar ve benim de inandığım gerçeğe inanabiliyorlardı. Benim gibi zavallı biri için açık olan tek şey ,gerçeğin yalana incecik iplerle bağlı olması ve benim bunu bu şekliyle kabul edemememdi.
Efendisinin emrini yerine getiren,bizim sığır olarak gördüğümüz basit insanlar,işçiler,cahiller de efendilerine sitem etmiyorlar;oysa biz bilgeler ,yemeye gelince efendimizin her şeyini yiyoruz,yapmaya gelince de onun bizden istediklerini yapmıyoruz,yapmak yerine halka olur oturuyoruz ve “Bu kolu neden hareket ettirelim?Bu aptalca bir şey,” diye düşünüyoruz . Sonuca vardık işte . Efendinin aptal olduğu ya da hiç var olmadığı ,bizim ise akıllı olduğumuz ,ancak hiç bir işe yaramadığımızı hissederek bir şekilde kendi kendimizden kurtulmamız gerektiği sonucuna vardık.