Bir soru, önümde duvar gibi yükseliyordu: Hayat, bu dünyada mutluluk uğruna verilen kesintisiz bir savaştan ibaretse, merhamet ve sevgi bu savaşta zafere ulaşmanın önünde birer engel değil miydi?
Bu sırada Tolstoycu, kıpkırmızı olmuş yüzünden akan terleri silerek, kudurmuşçasına haykırıyordu:
- İncil'i kaldırıp atın! Yalan söylememek için hepten unutun onu! İsa'yı bir kez daha çarmıha gerin! Bu daha dürüstçe bir tutumdur!