Arzu Akgün Harmanşa

Arzu Akgün Harmanşa
10/10
·500 syf.··
2026 5. kitabı
Hiç bitmesin istedim . Gözyaşlarıma engel olamadım.Keşke, köy enstitülerinin kapanışına giden süreçte (1940–1980) siyasetin eğitime verdiği zararı romantize etmeden, vicdanı elden bırakmadan anlatıyor. Fikret ve Nedret öğretmenler idealize edilmemiş; bedel ödeyen, yorulan, savrulan insanlar. Romanın gücü de burada. Bir öğretmen için bu kitap aynı zamanda aynaya bakmak demek. Köy enstitülerini bildiğimizi sanırken ne kadar yüzeyde kaldığımızı acı biçimde gösteriyor. Umudu sloganlarla değil, yaşanmışlıkla hatırlatıyor. Bir Anadolu Öğretmen Lisesi mezunu olarak okurken özellikle sarsıldım; idealizm ve ülkeye karşı duyulan sorumluluk hissi boğaz düğümlüyor. Bu bir tarih dersi değil, vicdan muhasebesi. Öğretmenler başta olmak üzere eğitimle ilgisi olan herkes için unutulmayacak bir roman.
KeşkeSema Soykan · Alfa Yayınları · 20211,977 okunma
Reklam
8/10
·256 syf.··
2026 3. kitabı
Malma İstasyonu, bir tren istasyonu etrafında kesişen hayatlar üzerinden aile, geçmiş ve kopuk ilişkileri anlatıyor. Yıllar sonra bir araya gelen bir baba ve kızım, konuşamadıkları duygularla yüzleşmesini merkeze alıyor. Beni en çok etkileyen şey, kitabın sessizliği oldu. Büyük olaylar yok ama her satırda bastırılmış duygular, pişmanlıklar ve yalnızlık var. Karakterler sana yakın geliyor çünkü “iyi” ya da “kötü” değiller; eksikler, kaçışlar ve suskunluklardan ibaretler. En rahatsız edici tarafı da bu zaten: Okurken bazı boşluklarda kendini yakalıyorsun. Bitince hemen geçmeyen, insanın içinde kalan bir kitap.
Malma İstasyonuAlex Schulman · Timaş Yayınları · 20245,3bin okunma
Puan vermedi·272 syf.··
2026 1. kitabı
Harry Potter serisine nihayet başladım. Çocukken filmleri parça parça izlemiş, hikâyeyi hep yarım yamalak biliyordum. Bu kez acelem yok; sayfaların arasına girip gerçekten tanımak istedim Harry’yi. Felsefe Taşı, sadece büyülü bir dünyanın kapısını aralamıyor; ait olma duygusunu, seçilmiş olmanın ağırlığını, dostluğun iyileştirici gücünü de usulca anlatıyor. Harry’nin Hogwarts’a ilk adımı, insanın kendine “Ben nereye aitim?” diye sorduğu o tanıdık eşiği hatırlatıyor. Bu seriyi okumaya başlarken bir niyetim daha vardı: Kızım büyüyor. Ona sadece kitaplar değil, anılar da bırakmak istiyorum. Bir gün Harry Potter’ı eline aldığında, bu dünyaya annesinin de bir zamanlar hayranlıkla baktığını bilsin istedim. Aynı sayfalarda buluşabilelim, karakterleri konuşabilelim, büyünün gerçek hayattaki karşılığını birlikte keşfedelim diye… Felsefe Taşı bitti; büyü başladı. Hem benim için hem de gelecekte kızımla paylaşacağım küçük ama kıymetli bir yolculuk için.
Harry Potter ve Felsefe TaşıJ. K. Rowling · Yapı Kredi Yayınları · 202064,8bin okunma
10/10
·496 syf.··
2025 82. kitabı
Sema Soykan’ın Belki romanı; ihtimaller, yarım kalmışlıklar ve iç sesler üzerine kurulu, sakin ama derin bir anlatı sunuyor. Gösterişli olaylardan çok, insanın kendi içinde yaşadığı kırılmalara odaklanıyor. Dili sade, akışı yormuyor; okurla sessiz bir bağ kuruyor. Okurken acele etmek istemedim, hatta hiç bitmesin istedim. İçe dönük, duygusu yüksek, durup düşünmeye alan açan romanları sevenler için güzel bir okuma.
BelkiSema Soykan · Doğan Kitap · 2025579 okunma
10/10
·440 syf.··
2025 81. kitabı
Bu kitapta beni en çok etkileyen şey, anneliğin kutsanmadığı ama suçlanmadığı o ince dengeydi. Ayfer Tunç, “iyi anne” masalını anlatmıyor. Yorgun, eksik, suskun ama çok gerçek bir anne portresi çiziyor. Okurken kendi annemi düşündüm; onun hiç anlatmadığı hayatını, söylemediği cümlelerini, “geçsin” diyerek üstünü örttüğü kırgınlıklarını… Anlatıcının annesini anlamaya çalışırken kendi çocukluğuna dönmesi beni çok yakaladı. Çünkü insan annesini anlamaya başladığı anda, çocukluğunun ne kadar sessiz geçtiğini de fark ediyor. Bu roman bana şunu hissettirdi: Bazı hesaplaşmalar yüksek sesle değil, içimizde olur. Ve en çok da geceleri… Ayfer Tunç’un dili gösterişsiz ama çok güçlü. Sanki biri yanınıza oturmuş da yavaş yavaş, acele etmeden, sizi incitmeden ama kaçmanıza da izin vermeden konuşuyor. Söylenmeyenlerin ağırlığı, söylenenlerden daha fazla. Belki de bu yüzden kitap bittiğinde içimde bir ferahlama değil, derin bir sızı kaldı. Ama bu sızı tanıdıktı. Annemin Uyurgezer Geceleri benim için kolay bir okuma olmadı ama çok gerçekti. Anne-kız ilişkisine, kadın olmanın yüküne ve geçmişle yüzleşmenin zorunluluğuna edebiyatın içinden bakmak isteyen herkesin bu kitabı okuması gerektiğini düşünüyorum. Bazı kitaplar vardır; bittiğinde sizi bırakmaz. Bu kitap onlardan biri.
Annemin Uyurgezer GeceleriAyfer Tunç · Can Yayınları · 20266,9bin okunma
Reklam