Saadet

Saadet
“Viran oldu bağım bahçem, ama sen baharında Rabbisin.”
Duygu ve Düşünce
Ne seni anlatmaya yetti zaman, ne beni anlamana Dereden tepeden konuştuk, giyimden, kuşamdan, ölümden, yaşamdan Bir olmaktan, ayrılıktan, yalnızlıktan, kalabalıklardan, filmlerden, kitaplardan, mutluluktan, gözyaşından Evlerin iç dünyasından söz ettik Bu dünyayla başkalarının dünyasıydı o uzun uzun anlattıklarımız Bir de dost arkadaş muhabbetleri, kendi dünyamızdan söz etmedik hiç Başımı alıp dağlara çıkacağım avazım çıktığı kadar haykıracağım Dağlar taşlar yıkanacak gözyaşlarımda, beni onlar anlayacak derken... Ben, sen anla diyordum aslında.. Baktın öylece anlayamadın. Teselli edecek sözler aradın, çığlığı duyamadın Suskun olduğum günlerde yüreğimin neden buz tuttugunu düşünmedin hiç Girip göz bebeklerinden bana bakmaya zaman mı yoktu, yürek mi? Bilmiyorum. Ben beni anlatmaya yetmedim biliyorum Seni anladım mı yeteri kadar şimdi düşünüyorum Sar beni.. Üşüyorum.
Yıldız Kenter
Yıldız Kenter
“Revâ mı, içimde soluklanan kuşların kanatlarını kırmak?”
Nurullah Genç
Nurullah Genç
Ah.. Budur benim payıma düşen, budur benim payıma düşen, benim payıma düşen, bir perde asılmasının benden aldığı gökyüzüdür, benim payıma düşen, terk edilmiş merdivenlerden inmektir ve ulaşmaktır bir şeylere çürüyüşte ve gurbette, benim payıma düşen anılar bahçesinde hüzünlü bir gezintidir.
Furuğ Ferruhzad
Furuğ Ferruhzad