Saadet

Saadet
Zira geçmişte şöyle denirdi: "Kişinin kendi yaptığı şeyleri görmeyip başkasının yaptıklarını görmesi… Veya insanları, kendisinin de yaptığı şeylerden dolayı tenkit etmesi... Meclisinde oturduğu insanı rahatsız etmesi... Yahut kendisini ilgilendirmeyen hususlarda insanlarla alâkalı konuşması... İnsana ayıp olarak yeter. Tedbiri terk ederek, aklını Allah'ın çizmiş olduğu istikamette kullan.
Sayfa 36
Kendi derdinle meşgul ol, başkasının ayıplarıyla uğraşmak yerine kendi nefsini ıslah etmeye bak, onunla uğraş.
Sayfa 35
“Günahından başka bir şeyden korkma! Rabbinden başkasından da ümitvar olma!
Sayfa 31
"Dikkat edin! Bedende bir çiğnem et vardır. O salih olursa bütün beden salih olur, o fasid olursa bütün beden fasid olur. Dikkat edin! O, kalptir."
Sayfa 18
Nefsi ıslah yolu ve terbiye, bir şeyhe veya bir mürşide biat etme şartına bağlı değildir. Ebu Abdillah Haris el-Muhasibi' nin bu ifadeleri şunu anlatmaktadır: "Allah'a ulaşma durumu, nefsin tezkiye olup salihliğe ermesi bir "Şeyhe ve Bey'ate" bağlı değildir. Bilakis, Allah'ın emretmiş olduğu, kitap ve sünnette yer alan ve selefin yolu olan ilime ve bu ilim ile amel etmeye bağlıdır."
Sayfa 12