Zira geçmişte şöyle denirdi:
"Kişinin kendi yaptığı şeyleri görmeyip başkasının yaptıklarını görmesi…
Veya insanları, kendisinin de yaptığı şeylerden dolayı tenkit etmesi...
Meclisinde oturduğu insanı rahatsız etmesi...
Yahut kendisini ilgilendirmeyen hususlarda insanlarla alâkalı konuşması...
İnsana ayıp olarak yeter.
Tedbiri terk ederek, aklını Allah'ın çizmiş olduğu istikamette kullan.
Nefsi ıslah yolu ve terbiye, bir şeyhe veya bir mürşide biat etme şartına bağlı değildir. Ebu Abdillah Haris el-Muhasibi' nin bu ifadeleri şunu anlatmaktadır: "Allah'a ulaşma durumu, nefsin tezkiye olup salihliğe ermesi bir "Şeyhe ve Bey'ate" bağlı değildir. Bilakis, Allah'ın emretmiş olduğu, kitap ve sünnette yer alan ve selefin yolu olan ilime ve bu ilim ile amel etmeye bağlıdır."