Selamunaleyküm 1K ailesi,🪻
Bugün kütüphanelerde kendine has sarı kapağıyla hepimizin illa ki gözüne çarpan, ama derinlerine indikçe bugünün dünyasını anlamlandırabileceğimiz bir uyanış belgesiyle geldim: İngiliz Casusunun İtirafı.
Hepimizin hayatında bazı kırılma anları, bir uyanış evresi olur ya; bu ince kitap da benim için tam olarak öyle bir etki yarattı. Bu eser, edebi bir kurgu ya da sanatsal kaygılarla yazılmış popüler bir roman değil; bir medeniyeti içten çökertmek için kimlik değiştiren ajan Hempher’ın hatıratı. Ancak mesele sadece tarihi bir casusluk hikayesi olmaktan çok uzak. Saf niyetlerin, manipülasyon çarklarında nasıl bir silaha dönüştürülebileceğinin sarsıcı bir anatomisi.
Bu satırları okuyup bugün kafamı kaldırıp etrafıma baktığımda, insanlığın hâlâ aynı tuzaklara düştüğünü görmek cidden içimi acıtıyor. :(( Kitap bana net bir şekilde şunu gösterdi: Bir toplum cephede savaşarak değil, kendi içindeki sevgi, birlik ve kardeşlik bağları koparılarak savunmasız bırakılıyor. Temiz niyetler, cehalet ve öfkeyle birleştiğinde nasıl birer yıkım aracına dönüşüyor, dehşetle izliyorsunuz.
Hakîkat Kitabevi’nin o bildiğimiz yalın, doğrudan ve iddiasız üslubuyla basılan bu eser, süslü cümlelerin arkasına saklanmıyor. Gerçeği en çıplak haliyle önümüze koyuyor.
İngiliz Casusunun İtirafı, sadece geçmişte yaşanmış bir hileler silsilesi değil; bugünün insanına da kendi kalbini, inancını ve değerlerini koruması için verilmiş güçlü bir ihtardır. Çünkü bu kitap bize fısıldıyor: Dünyada sadece iyi ve temiz kalpli olmak yetmez; o kalbi ve toplumu bir arada tutacak bir ferasete, keskin bir uyanıklığa da ihtiyacımız var.Malûm, devir uyanık kalma devri.İngiliz Câsûsunun İ'tirâfları ve İngilizlerin İslam Düşmanlığı
Keyifli ve ferasetli okumalar dilerim 1K ailesi!
“Müslümanların en güçlü noktası, birbirlerine olan bağlılıkları ve dinlerine olan sadakatleridir. Bu bağı koparmadığımız sürece onlara tamamen hükmetmemiz mümkün değildir.”