Osman Tabakcı

Osman Tabakcı
@SAHAF_ELFIDA42
Arapça mütercim ve tercümanlık
Konya
17 okur puanı
Mart 2026 tarihinde katıldı

Osman Tabakcı

, bir kitap okudu
10/10
·176 syf.··
Beğendi
·
3 günde okudu
·
2026 3. kitabı
Seyyid Kutub
8.8/10 · 494 okunma
Reklam
Tercih sizin Ya şerefli bir savaş, yada rezil bir yaşam...
Özgürlük için savaşmayanlar, özgürlüğe layık değildirler. Biz rahat rahat oturur, haşhaş çekip hülyalar kurmaya devam edersek komünizm gelip bizi rezil uşaklar durumunda görecek ve köle yaparak en ağır şekilde cezalandıracaktır. İnsanlık haysiyet ve şerefi bizi özgürlük ve kurtuluş için savaşmaya davet etmektedir. Zaten ondan başka da bizi zorlayan bir güç yoktur. Özgürlüğümüzü kazanamazsak bir zilletten, diğer bir zillete geçer dururuz. Yalnızca isimler ve efendiler değişir, biz ise her zaman köle olarak kalmaya mahkum oluruz. Şimdi ey millet! Siz kendinize sahip çıkmadığınız sürece başkasının size sahip çıkmayacağı açıkça anlaşılmıştır. Önümüzdeki yolların biri hariç hiçbiri gerçek kurtuluşa götürmez. Ey millet! Senin için haysiyetli olmanın yolu tayin edilmiş, sosyal adaletin yolu da gösterilmiştir. Bu yol geçmişte müslümanları yükselten, eğer kendisine tâbi olunursa şimdi de yükseltecek olan İslâm yoludur. Ey millet! İşte İslâm hazır vaziyette önünüzde duruyor. Her isteyeni izzete, şerefe, yücelmeye ve baş olmaya davet ediyor. Eşitlik, özgürlük, adalet isteyen herkese buyur diyor. Kendine, milletine, vatanına güveni olanları çağırıyor. Kendisinin varlık âleminde şerefli bir yeri olduğuna inanan tüm insanları safına davet ediyor. Ey millet! İşte kurtuluşun yolu... İşte gidilecek tek yol budur!
Sayfa 174 - Beka·Kitabı okudu
Alıntı
Tıpkı Bugün Afganistan örneğinde olduğu gibi...
Emperyalistler kötü bir İslâmî idarenin varlığına müsaade ederler. Özellikle de geri kalmış ülkelerde İslâm'dan ve İslâmî idareden nefret edilmesine yol açan kötü bir idarenin örnek olarak yaşamasından hoşlanırlar. Böylece İslâmî yönetimin kötü bir yönetim tarzı olduğunu göstermek isterler. Gafiller, maksatlı kimseler, bir de aklınca önemli şeyler yapmak isteyen zavallılar sürekli olarak şöyle diyorlar: İşte bakın ve görün. İslâmî yönetim budur! Bu idarenin ne kadar zâlim, müstebid, cahil, tutarsız, şehvani, yobaz, tutucu, donuk, çökertici olduğunu görmüyor musunuz? İşte bu yönetim, hem İslâm idaresi için, hem de yeryüzünde kurulacak herhan gibir dinî idare için canlı bir örnektir'. Bu sefil yamyamlar bunu söylerken zevkten dört köşe olup ellerini ovuşturuyor, birtakım ahmak gruplar da bunların etrafında toplanıyorlar. Emperyalistler ise hem bu sefil yamyamlara, hem de bunların etrafında toplanan ahmaklara gülüyor ve İslâm'dan koptukları için keyifleniyorlar. Çünkü bunlar kapana kısılmış fareler gibi paniğe kapılmışlar, ciyaklayarak oraya buraya koşuşup duruyorlar..
Sayfa 148 - Beka·Kitabı okudu
İslam ceza hukuku...
İslam'ın koyduğu had cezaları, hiçbir mazeretleri olmadığı halde suç işleyenlere, suçları kesin olarak sabit olduktan sonra uygulanır. Evet, İslâm hırsızın elini keser. Ancak bu hırsız canını kurtarmak veya çocuklarını doyurmak için çalmak zorunda kalan biri değildir. Eğer birtakım zaruretler sebebiyle çalmak zorunda kalmışsa cezalandırılmayacağı gibi, o kişiyi bu yola sevkeden kimselerden hesap sorulur. Hz. Ömer, deve çalan iki kö-leyi cezalandırmamıştır. Çünkü meseleyi araştırdığında, efendilerinin kendilerine yeterince yemek vermediğini öğrenmiştir. İşte bu nedenle Ömer köleleri cezalandırmadı ve kölelerin sahibine, develerin parasını iki kat olarak ödetti. Kıtlık nedeniyle meydana gelen açlık zamanlarında hırsızık cezası uygulanmaz. Evli olduğu halde zina yapan kişi recmedilir. Ancak zina esnasında dört şahit tarafından görülmesi şarttır. Ayrıca İslâm, her ne şekilde olursa olsun bir kimsenin evini gözetlemeyi veya evine tırmanmayı da yasak etmiştir. Bu şartlar gözönüne alındığında bir kişinin recmedilmesi için, gizlice zina etmeyi düşünmeyip herkesin görebileceği bir yerde zina yapmış olması gerekir. Bu durumdaki bir adam da terbiyesizliği, ahlâksızlığı, namussuzluğu yayan adi canavarın biri demektir.
Sayfa 115 - Beka·Kitabı okudu
Alıntı
İslam kılık kıyafetten ziyade işi ehline verir...
İslâm'ın yönetimi ele almasından endişe duyanlar, ordunun başında, kimya laboratuarlarında, maliyede, iç işlerinde yalnızca ezbere çok dua okuyabilen, hadîs ve fıkıh bilgisi fazla olan, Delail-i Hayrat isimli kitabı çok okuyan kimselerle, sırf bu özelliklerinden ötürü görevlendirilmiş olan gösterişli şeyhlerle ve sarıklı dervişlerle karşılaşacaklarını zannediyorlar. Oysa durum onların zannettikleri gibi değildir. Onun için korkmalarına gerek yoktur, içleri rahat olsun. İşte İslâm'ın tarihî gerçeği ortada durmaktadır. [Bunun delili de şudur] Sahabiler arasında İslâm'ın özünü en iyi kavramış olan Hz. Ebubekir, Hz. Peygamber 'in 'Ümmetin emini dediği Ebu Ubeyde b. Cerrah'a yazdığı mektupta şöyle diyordu: Bismillahirrahmanirrahim Abdullah b. Ebu Kuhafe'den (Ebubekir'den), Ebu Ubeyde b. Cerrah'a! Allah'ın selâmı üzerine olsun. Asıl konuya gelince, Halid b. Velid'i, Şam'daki savaş için başınıza kumandan tayin ettim. Ona muhalefet etme, sözünü dinle ve itaat et. Gerçi onu senin üzerine komutan tayin ettim ama senin ondan daha faziletli ve üstün olduğunu biliyorum. Ancak öyle sanıyorum ki o harp sanatında bilgilidir. Sende ise bu yoktur. Allah bize ve sana doğru yolu ihsan etsin.
Sayfa 99 - Beka·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam