Çöp tenekelerinden kırıntı toplayan beli bükük, ayağı yalın, bedeni çıplak, soluk yüzlü, ürkek bakışlı binlerce yaşlının insan olduğunu söylemeye kim cesaret edebilir? Kim çıkıp da bu zavallıların insan haklarından faydalandıklarını iddia edebilir? Bu zavallılar, mutlu azınlığın villalarında köpeklerine yedirdikleri şeyleri rüyalarında dahi göremiyorlar.
Evlerde hizmetçilik, kapıcılık, odacılık yapan binlerce kişinin gerçekten insan olduklarını kim söyleyebilir? Bu insanların dernek kurmak hakları bile yoktur. Çünkü efendileri bu hakkı kendilerine tanımamış ve böylece kölelerin efendilerine başkaldıramamaları temin edilmiştir.
Bütün bunlardan sonra 'Hâkimiyet milletindir; halkın seçme ve seçilme hakkı vardır' palavralarına kim aldanır?! Bu sözlerin ne değeri olabilir?! Bu öyle bir aldatmacadır ki üzerinde konuşmaya bile değmez. Hâkimiyet, şu sözünü ettiğimiz milletin öyle mi? Şu aç, zavallı, cahil, aldatılmış milyonların öyle mi? Şu gece gündüz ekmek diye bağıran, kendisinin hakkı olduğu söylenen seçme ve seçilme hakkı üze-rinde düşünmek için bir saniye bile vakti olmayan yoksul zavallıların öyle mi? Efendilerinin istediğini seçmek, istemediğini terketmek zorunda bırakılan çünkü efendiler bu zavallıların geçim kaynağıdır şu milyonlar mı? Egemenlik bunların öyle mi?