Servet Balıbey

Servet Balıbey
@SERVETBALIBEY
Bir kalemde bin alem
​Bir kalem tutuyorum, ucunda her marifet. Bembeyaz temiz kağıt, sen yaz beni sen sarfet. Esirgenmiş düşlerim Masmavi tüm renklerim Yarını elim yazar Dünyamı ben çizerim Dünyayı çözer fikir ​Geceyi böler sesim, Yıldızlara dokunur. İçimdeki nefesim Bir mısrada zirveyim Sıradağlar izleyin Eğilsin önümde gün Mürekkepte gizliyim Fırçaların dalgası ​Kirpiğimin ucunda Sarp kayalar örülsün. Şehrimin sınırında Varsın hüküm verilsin. Göğsümden taşmış fikir Söz olur canı taşır Söz olur can kemirir
Edebiyat
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Musalla, ölüm
Ben, derdin şairiyim Gözlerim hayat okur. İhsan görmedim asla Tek gördüğüm bir çukur Mezar, içinden gözüm Dünyaya dalmış bakar Çukur penceresinden Mezar dünya mı yutar İzbe karanlık lakin Sonsuz bir huzur saklı Gelen bir tek haksız yok Buraya gelen haklı Canlar toprağın malı Ruh ALLAHA siyaklı Toprak baba al beni Tabutum bin Kapaklı Dünya mı? trajedi Yalanı çok, yük ağır. Feryat etsen gök duyar Kulak sağır göz sağır. ​bitecek mi bu gurbet, Şu endam ve şu ceset Yoruldu bu basit can Toprak yutsun küflü et Huzuru bul ey insan. ​Kilitli değil gönül Sözler biter, ses biter
Kader gerçeği
Avuç içi merhamet, Acziyette ünsiyet Bir kukla mıyım ki ben, Bu nasıl bir zihniyet Kader diyorlar yazgı, Çizilmiş bitivermiş Sonu belli olanın, Neresinde ciddiyet? ​Rahman'ın rahmetinden, Ümit kesmek olmaz da, Gaddar softalar zalim, Hakka düşman zihniyet, Kitap liya'lemallah der, İnsan tanımsız eser Allah bilmek istiyor, İnsanı bilmek ister... ​Eğer yazılanlarsa, Yerde vuku bulanlar Hakka giden yolları, Kim nasıl neden bağlar? Kulu mahkûm eyleyip, Sonra hesap sormak mı? Adalet neresinde, Burada adalet mi var? ​Biz ki "Ol" emrindeniz, Yol arayan canlarız, Ne taştan bir heykeliz, Ne dökülen bir kanız. Bir gayeyle var etmiş, Yüce bir maksat insan, Cevheri kendinde bul, Kaderi sensin yazan! ​Bırak softa haydutlar, Dar kafeste tünesin, Rahman’a atıp tutan, Hiç hakkıyla bilmesin. Aşkı bulmuş ruhlarız, Her soruyu sorarız, Temel gaye ilahi, Aklı bilenler gelsin. ​İnsan biter mi bitmez, Yeni baştan doğarız, Bir çizgimiz var bizim, Bir akılla yaşarız. Temel gaye hakikat, Rahman’ın verdiği yol, O gayeyle var olduk, Kaderi biz yazarız!
Benim Dünyam
Bir dünya düşlüyorum, bulut; Bebek gülüşünden, Toprak; en temiz hisler gibi, bereket dolsun. Yağmurlar, gülenlerin üstüne yağsın sadece. somurtan her ifade, Hiçbir yüz bulmasın Bu benim dünyam olsun, Tüm vatandaşlarım, Çiçekler gibi kardeşler olsun. Binbir renk, binbir desen Her bir yaprak kendi dilinde konuşsun, Küslük diye bir sözcük olmasın hayatta Gözyaşı denilen şey, gözleri silsin ve sevinçten aksın, Ve Güneş, her sabah bu kardeşliğin ufkunda doğup batsın... ​Ne bir duvar olsun arada, ne de tel örgü Dikenler bile çiçek açsın, yanlışlıkla batacak tırnak bile olmasın Tarif ettiğim dünya, Bu göğün altında olsun sadece iyiliğin hatrı bilinsin, onun adı anılsın ​Kimi sapsarı bir başak,
Bak ben gidiyorum, kıyıyı buldum Denizi aştığım kayık uğurlar, Çekmeye çalıştığım kürekler ağlar, İhtiyacı bitince insan; sarıldığı, onu iyi eden herşeyi bir köşeye atarmış. Ardında ki fırtınada korkuyu, Dostlarında vefayı bile terkeder, Hiç var olmamış gibi . Cesed gibi Bak ben gidiyorum; Dünya denizinden kurtulmaya mı? üzülür insan, yoksa çetin mücadelenin heyecanının bitmesine mi.......