Servet Balıbey

Servet Balıbey
@SERVETBALIBEY
Rüyalar hayat, gerçekler kabus olur
Gün gelir Yıkık bir imar Zararlı yarar Köpeklerden şiar olur. Ateşten mintan, alçaktan Sultan olur Gün gelir Meydan kahpenin Ona alkış tutan aptallar olur. Gün gelir Güneş batıdan doğar Cahillerden akıl Kasaplardan şifa dilenir, Kargalardan şiir peyda olur. Eminim, bir gün gelecek ki, Yazılar tura, çıplaklar moda, meyhaneci softa olur Pay eden zorba, naylondan baba, çocuklar kaba olur Birgün gelecek ki feryatı Ezenler basar, ezilen utanır, haklı yuhlanır Mayasında ne aranır, insanın bilmem. Ama
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”

Servet Balıbey

, bir kitap okudu
7/10
·704 syf.·
2026 3. kitabı
Fyodor Dostoyevski
9.1/10 · 194,2bin okunma
Dağ Başı
Gül dalına konmuş, bin renk kelebek, Dokunduğu nokta, kendinden geçer Zarif kanatları, nasıl yetenek Gözlerime cennet, cennetten beter Sarmaşık, duvara, pençe geçirmiş Amacı tutunmak, zamanı tutar Bu neyin hırsıdır, duvar ezilmiş Aşk gibi yapratmış, tutunup yıkar Taşın soğuk kalbi, yeşile durmuş Bir ses gelir uzak, kuzunun sesi Çayır bayram yeri, düğün kurulmuş Papatya kokusu, sarar herkesi ​Esen rüzgar inler, masum bir nida Toprağın bağrında, sessiz bir seda Gözüm şu poşette, ekmek kokuyor Annem gibi kokar, gözü ardımda Buğdayın kokusu, sardı çevremi And içmiş göklere, b​aşak yeminli Yüzünü çevirmez, biran göklerden Ekmek olmuş nimet, hayat dilimli Şu dağ başı meydan, rahmet bereket Saklamaz özünü, ne kadar cömert Yoğurduma ekmek, çiçek, kelebek Varlık ki bilmece, ruhuma nimet
1000Kitap
Cennetten bir köşedir gönlümün içi Ne bir hırsım kaldı ne de tamahım Dünya hayatının anlamı bu ya Yaşıyorum hayatı dingin ve mutlu Yıkıldı içimdeki, hayali putlar Yıkıldı kalbimdeki sanemler latlar Devrim inşa ettim aziz gönlümde Parlıyor içimde altın kanatlar İşkenceydi hayat imha ettim ben Kapandım içime en özel yerim Paylaşmaya kalktım deli dediler İstenmeyen yerden bende giderim Kalın sağlıcaksız, izbe hayatla Yok olun karanlık, kör hissiyatla Güneş üstünüze doğmuyor ki hiç Asıl güneş sensin, yüce sanatla
Mezarımız bir
Bir yanım şah Amed'tir, surları siyah Bir yanım nur Mardin , bir ulu dergah Dicle akar gider, bağrı yaralı, Kardeşi kardeşe, bölmüşler eyvah ​Van gölü suyundan, gözyaşı dağıt, Tarih kitabında, yırtılmış kağıt. Bir yanda Türkmenler izini sürer, Öbür yanda Kürtler yakıyor ağıt ​Ağrı zirvesinde karlar erimez, Türk’ün sevdasını, eller bilemez. Zagros dağlarında yankılanan ses, Kürt’ün feryadını, rüzgâr silemez. ​Şırnak Cudi Dağı, rüzgara meydan Ayrılık denen şey, gül yüzlü yardan Aynı topraklarda, ayrı dillerde Gönül kendine yol, her yürek candan ​Fıratla yıkasan, dinmez bu sancı, Ne yol bilir cahil, ne de yalancı Kökleri bir yerde, mezarları bir Toprağın altında, herkes kalıcı