Adopest, Brudania’lıların eline geçti.Yani Lord Vetas’ın efendisi Lord Claremonte’ın eline.Böylece Ricard Tumblar’ın rakibi olarak ülkeyi yönetmek için adımını atmış ve siyaset oyunlar başlamış oldu.
Tamas geri döndü ve yeniden düşmanlarına karşı çıkmaya hazırlanıyor ama Kez’lilerle olan savaşı ne yazık ki bir türlü son bulmuyor.
Taniel ile Ka-poel yine bir arada ve yine kaçış halindeler ancak bu sefer ellerinde bir tutsakları var; tanrı Kresimir.Ancak Tanrı’nın, ellerinde olduğu bazı düşmanlar tarafından duyulunca Ka-Poel ve Kresimir için işin rengi değişmiş oldu.
Adamat, Bo ve Nila ile bir arada bir takım planlar içerisinde.Adamat’ın tek bir amacı var, kaçırılan oğlunu bulmak, ancak bir görevini bitirdikten sonra kendisine hemen yeni eklenen görevlerden bir türlü kaçamıyor.Şimdi ise eski dostu Ricard Tumblar’a, Lord Claremonte’a karşı destek olmaya hazırlanıyor çünkü bu siyaset savaşı Adopest’in kaderini belirleyecek.
Yeni imtiyazlı Nila, Tamas’a yeni savaşında yardımcı olmaya hazır.Bo’nun ona öğrettikleriyle oldukça güçlü bir konuma gelmeye ve savaşta çığır açmaya hazır ve nazır.
2 tanrıyla tanışmıştık.Adom ve Kresimir.Bu sefer kardeşlerden biriyle daha tanışmak kaçınılmaz oldu, yani Brude ile.İki yüze, iki yansımaya sahip bu tanrı ile karşı karşıya kalmak kahramanlarımızı bir tık daha fazla zora sokacaktı.
Tamas, Taniel, Vlora, Olem, Bo, Nila, Ka-Poel, Adamat, Fell ve daha nicesiyle tanıştığım bu güzelim seri bitti ne yazık ki.10 kitap olsaydı keşke diye üzülmedim değil çünkü cidden aşırı iyiydi.Karakterleriyle, olay örgüsüyle, yazılan evrenle, sihir sistemiyle, yazarın hayal gücüyle muazzam bir eser çıkmış ortaya, su gibi aktı gitti üç kitap.Başlarken bu kadar seveceğimi tahmin etmemiştim şimdi ise favorilerimde başta yerini aldı.Her bir kitap, bir öncekinin