Bazen bizi zorlayan durumlarla baş ederken kurban rolüne gireriz. Bu bize daha kolay, daha zahmetsiz gelebilir. Kendimizi veya durumu değiştiremeyeceğimizi söylemek; meselenin sebebini değiştiremeyeceğimiz durumlara, örneğin çocukluğumuza bağlamak; sorumluluğu başka insanlara yüklemek kurban rolüne girmenin farklı yolları.
Sayfa 142 - Selçuk, Ayşe Bilge. Çocuktan Yetişkine Her Yaşta Psikolojik Sağlamlık. 6. baskı, Kronik Kitap, Ocak 2025.
"İnsanlara güvenim kalmadı. Gelecek belirsiz ve çıkış yolu yok. Herkes kendi çıkarında. Dürüst olan kaybediyor. Doğru söyleyen dokuz köyden kovuluyor. Herkesin gizli gündemi var. Tanımadığım insanları bırak aileme bile güvenemez oldum." (bkz. ourworldindata.org/trust)
Eğer yukarıdaki cümlelerin büyük çoğunluğunu günlük yaşamınızda kuruyor veya duyuyorsanız toplumsal bir panik atak geçiriyorsunuz demektir.
Peki ne yapalım?
Öncelikle sakin olun, güvenli bir yere oturun ve derin nefes alıp verin. Bu bir kısır döngü. Hemen açıklayayım. Bireysel olarak sadece tanıdığın güvendiğin insanlarla ilişki kurmaya özen gösteriyorsun. Bu çok doğal bir tepki. Ben de öyleyim. Ancak bu savunma mekanizması uzun vadede bize zarar veriyor. Şöyle düşün: Güvensizlik → Konfor alanına çekilme → Farklı gruplarla temas azalması → Daha az güven.
Toplumsal tepkilerimiz şu şekilde:
İlişki Temelli Güvenlik Ağları: "Benim bir tanıdığım var" cümlesi, belirsizlik karşısında güvenlik arayışının tipik bir ifadesidir.
Aşırı Belgelendirme: Sözlü anlaşmaların yerine her şeyi yazılı hale getirme, her adımı belgeleme ihtiyacı.
Otoriteye Yönelim: Belirsizliği azaltacak güçlü otorite figürlerine bağlanma.
Toplumsal Hypervigilance: Sürekli tetikte olma, aldatılma ihtimaline karşı aşırı uyanıklık.
Çözebilir miyiz?
Evet! Peki nasıl?
Öncelikle farkında olmamız gerekiyor. Şu an farkında mısın?
Belki de en önemlisi, güvenin bir risk olduğunu kabul etmek ve bu riski almaya cesaret etmek. Birilerinin ilk adımı atması gerekiyor. Ek olarak bu bir toplumsal sorun, yani senin yapabileceğin şeyler kısıtlı ancak şunları talep edebilirsin günlük hayatında:
- Küçük topluluklar içinde güven temelli ilişkiler kurmak
- Yerel yönetimlerde katılımcı pratikleri güçlendirmek
- Şeffaflık ve hesap verebilirliği