Sezen Dursun

Sezen Dursun
~Evli, Toprak ve Saygının annesi.. ~ Anla beni. Sıradan bir dünya gibi değilim. Deliliğim var. Başka bir boyutta yaşıyorum ve ruhu olmayan şeyler için vaktim yok.
MUĞLA/FETHİYE
Malatya, 22 Nisan 1985
2877 okur puanı
Eylül 2019 tarihinde katıldı
Reklam
Ruhun Karanlık Gurbeti: Siyah Kehribar
Puan vermedi·320 syf.··
Beğendi
·
2026 72. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 18 Nisan 2026 19:49
Tarık Buğra’nın kaleminden dökülen Siyah Kehribar, sadece bir roman değil; ruhun karanlık dehlizlerinde, pişmanlıkların ve ideallerin arasında yapılmış sessiz bir yürüyüştür. İkinci Dünya Savaşı’nın gölgesinde, Mussolini İtalyası'nda geçen bu hikâye, aslında mekândan bağımsız olarak insanın kendi içindeki gurbetini anlatır. ​ ​Bazı kitaplar vardır, bittiğinde kapağını hemen kapatamazsınız; parmaklarınız sayfaların arasında asılı kalır. Siyah Kehribar, okuyucusunu tam da bu asılı kalma noktasından yakalıyor. Tarık Buğra, bu ilk romanında bizi Floransa’nın sisli sokaklarına götürürken aslında her birimizin içinde sakladığı o melankolik başkaldırıyı gün yüzüne çıkarıyor. ​Kitabın ismindeki o tezatlık siyahın ağırlığı ve kehribarın donmuş parıltısı eserin her satırına sinmiş durumda. Kahramanımız, faşizmin boğucu karanlığında nefes almaya çalışırken, aslında en çok kendi ruhundaki esaretle mücadele ediyor. İnsan birini sevdiği zaman, onunla birlikte olan her şeyi sever; onunla ilgisi olan her şeye karşı bir şefkat duyar. ​Bu cümle, romandaki o derin yalnızlığın panzehiri gibidir. Ancak Buğra, bu sevgiyi toz pembe bir bulut olarak değil, kaybedilmeye mahkûm bir sığınak olarak sunar. İnsanın içindeki şefkat, dışarıdaki dünyanın vahşetiyle çarpıştığında ortaya çıkan o sızı, Siyah Kehribar’ın özüdür. Hürriyet, insanın içindedir; dışarıdaki hürriyet ise sadece bir imkândır. ​Yazar burada bizi en büyük yüzleşmeye davet eder. Etrafımızdaki duvarlar ne kadar yüksek olursa olsun, asıl hapishane ruhun sessizliğidir. Kitabı okurken, insanın kendi değerlerine tutunma çabasının aslında ne kadar yorucu ama bir o kadar da asil bir eylem olduğunu iliklerinize kadar hissediyorsunuz. ​Siyah Kehribar, gitmek ve kalmak arasındaki o ince çizgide yürüyenlerin hikâyesidir.
Siyah KehribarTarık Buğra · Ötüken Neşriyat · 2018460 okunma
Sezen Dursun
Şahane bir inceleme Murat Bey emeğinize kaleminize sağlık 👌 Hakkı verilerek yazılan her incelemenin altı çizilmeli bence..💯 yorumumla destek olmak istedim 🫰🏻
10/10
·516 syf.··
Beğendi
·
2020 40. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2020 15:58
ANLAŞILAN ALIŞMIŞIM, SENSİZ OLMAZ!.. Hayat hem uzun, hem çok kısa. Gerçek aşk mı? Ömürde bir başa gelir, o da belki... Kimi zaman hepimiz karşımızdakini idealize etme eğilimini gösterebiliyoruz. Bize bağdaştırmak, kendimize benzetmek uğruna müthiş çabalar sarfediyoruz. Ehh.. Yaşamak istiyoruz o tutkuyu.Eskimeyen, bitmeyen gerçek sevda öyle herkesin başına gelmez. O ateş hep de en olmaza, en zoruna düşer. Öyle bir şey olur ki hiç olmayacak bir dönemde; onca işin, yoğunluğun, hayat mücadelesinin, kurulu düzenin içinde öyle bir çiçek belirir ki sanki dünyada bir o bir biz varmışız gibi.. Ondaki bizde olmayan özellikler çığ gibi büyür gözümüzde. Ona sahip olma arzusu ile yanıp tutuşuruz. Onun sahip olduğu güzelliklerle, kendi hayatımızdaki boşlukları doldurmaya çabalarız.İlahlaşır nazarımızda. Dopdolu anlamlar yükleriz ve onu, tutar kalbimizin taaa en güzel yerine koyuveririz. Sonra mutlaka onsuz kalırız. Eyvah.. Kuş uçmaz, arı bal yapmaz, su akmaz, dünya dönmez, kainat bayrağını yarıya indirir adeta.Bastığımız kaldırım taşına "O da buradan geçmiş midir acaba?" diye basarız. Şehrin en kalabalık caddesinde çok işimiz olur hep nedense (!) O gözler fıldır fıldırdır. E onu arar napsın,bir umut.. Olur ya. Milyon defa birilerini ona benzetiriz, o olmadığını anlayınca, nabız alabora, boğaz düğüm düğüm... En kalabalık etkinliklere katılma arzusu baş gösterir.. Konser, tiyatro ne varsa.. Umut dünyası,,, belki gözler bir kez daha buluşur diye. Aradan seneler geçer yine de düşünmeden edemeyiz. Evet!.. Elbette bahsettiğim şey TAKINTILI AŞK! Üüf.. Beladır, yaradır.. Bit dersin bitmez, git dersin gitmez. Yakandan bir türlü düşmez. Hiç olmadı bir şarkıda sinsice sızlatır yüreciğini. Yaşamını meşgul edip, bir ömrü ziyan eden o mel'un duygu. Kemal'in Füsun'a hissettiği şey tam
Masumiyet MüzesiOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202460,3bin okunma
emine isimli okura yanıt verildi
Sezen Dursun
Çokk teşekkür ederimm☺️🙏 Ya evet sanırım bu incelememin hakkını fazlasıyla verdi 1k okurları🥹 mutluyum elbette bundan ötürü 🌺🌺 birazcık şımardım ve ilk defa bir paylaşımımı tekrar paylaştım duvarımda 🫠✊ Haklısın Emineciğim, kitap çok başka bir aurada.. Başka bir boyutta işlenmiş aşk duygusu.. çok yoğun ♥️👐 Bakalım ete kemiğe bürünmüş haliyle de severiz belki bu hikayeyi 🎬🍿
10/10
·516 syf.··
Beğendi
·
2020 40. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2020 15:58
ANLAŞILAN ALIŞMIŞIM, SENSİZ OLMAZ!.. Hayat hem uzun, hem çok kısa. Gerçek aşk mı? Ömürde bir başa gelir, o da belki... Kimi zaman hepimiz karşımızdakini idealize etme eğilimini gösterebiliyoruz. Bize bağdaştırmak, kendimize benzetmek uğruna müthiş çabalar sarfediyoruz. Ehh.. Yaşamak istiyoruz o tutkuyu.Eskimeyen, bitmeyen gerçek sevda öyle herkesin başına gelmez. O ateş hep de en olmaza, en zoruna düşer. Öyle bir şey olur ki hiç olmayacak bir dönemde; onca işin, yoğunluğun, hayat mücadelesinin, kurulu düzenin içinde öyle bir çiçek belirir ki sanki dünyada bir o bir biz varmışız gibi.. Ondaki bizde olmayan özellikler çığ gibi büyür gözümüzde. Ona sahip olma arzusu ile yanıp tutuşuruz. Onun sahip olduğu güzelliklerle, kendi hayatımızdaki boşlukları doldurmaya çabalarız.İlahlaşır nazarımızda. Dopdolu anlamlar yükleriz ve onu, tutar kalbimizin taaa en güzel yerine koyuveririz. Sonra mutlaka onsuz kalırız. Eyvah.. Kuş uçmaz, arı bal yapmaz, su akmaz, dünya dönmez, kainat bayrağını yarıya indirir adeta.Bastığımız kaldırım taşına "O da buradan geçmiş midir acaba?" diye basarız. Şehrin en kalabalık caddesinde çok işimiz olur hep nedense (!) O gözler fıldır fıldırdır. E onu arar napsın,bir umut.. Olur ya. Milyon defa birilerini ona benzetiriz, o olmadığını anlayınca, nabız alabora, boğaz düğüm düğüm... En kalabalık etkinliklere katılma arzusu baş gösterir.. Konser, tiyatro ne varsa.. Umut dünyası,,, belki gözler bir kez daha buluşur diye. Aradan seneler geçer yine de düşünmeden edemeyiz. Evet!.. Elbette bahsettiğim şey TAKINTILI AŞK! Üüf.. Beladır, yaradır.. Bit dersin bitmez, git dersin gitmez. Yakandan bir türlü düşmez. Hiç olmadı bir şarkıda sinsice sızlatır yüreciğini. Yaşamını meşgul edip, bir ömrü ziyan eden o mel'un duygu. Kemal'in Füsun'a hissettiği şey tam
Masumiyet MüzesiOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202460,3bin okunma
Sezen Dursun
Madem netflıx’de dizisi yayınlanıyor bugün…Çok ilgi gören incelememi de şuraya iliştireyim gururla 🥲👐🫠