Sezen Dursun

Sezen Dursun
~Evli, Toprak ve Saygının annesi.. ~ Anla beni. Sıradan bir dünya gibi değilim. Deliliğim var. Başka bir boyutta yaşıyorum ve ruhu olmayan şeyler için vaktim yok.
MUĞLA/FETHİYE
Malatya, 22 Nisan 1985
2877 okur puanı
Eylül 2019 tarihinde katıldı
10/10
·261 syf.··
Beğendi
·
2021 3. kitabı
MASUM DEĞİLİZ... HİÇ BİRİMİZ... Dünyanın en masum, en saf temsilcisi olarak gördüğümüz çocukların bile söz konusu "güç" olduğunda tehlikeli bir varlığa dönüşme hikayesidir bu eser. Atom savaşı sırasında 6 ile 12 yaş aralığındaki bir grup çocuğun güvenilir bir yere götürülmek için yaptıkları uçak yolculuğu bir saldırı sonucu sona erer, çocuklar kendilerini ıssız bir adada bulurlar.. Adada liderlik için verdikleri acımasız mücadeleyi, bulundukları yeri nasıl cehenneme çevirdiklerini anlatan bir öykü.. ÇOCUKLUK, BÜYÜYEN BİR HASTALIKTIR. Oxford Üniversitesi mezunu olan İngiliz yazar, bu sözünün altını doldururcasına, eserinde oldukça meşakkatli bir yolculuğa çıkmıştır. Gerçek ile sanrıyı hayranlık uyandıracak derecede ustaca birleştirmeyi başarmış. Varoluşumuzdan bu yana ruhsal ve fiziksel boyutlarımızı sentezleyip kabul edilir sonuçlar çıkarmak...Zor iş... Bu uğurda ömür tüketen sosyologları, filozofları düşünürsek ; yazar 261 sayfada bu hususta tatmin edici ölçüde ifade gücünü sergilemiş. Eserde bahsi geçen ıssız adada insan profili köklü değişikliklere uğramıştır. Lider olma hırsından ötürü adeta vahşileşen çocukların tek derdi elbette ki güç ispatıdır. İnsanlar tarafından sevilmek, usa vurma, uyum, direnme, iletişim becerisi, sorumluluk duygusu, kendini kontrol, derin görüş, sosyal uyum, öngörü gücü ve olmazsa olmaz bedensel güç üstünlüğü. Güç söz konusu olduğunda bütün canlıların nasıl canavarlaşabildiğini, küçükten büyüğe insan ve hayvanların aynı içgüdüyle strateji uygulamasının farkındalığıdır bu eser... Yazar ın kaleminin gücünü sonuna kadar hissettiğim bu kitapta, bende hayranlık uyandıran bir diğer husus ise dilinin fazlasıyla anlaşılır olması.Anlatmak istediği mesajı sakince, sindirerek anlatmayı başarabilmesi.. Bu sakinliği okuyucuya yansıtmasındaki
Sineklerin TanrısıWilliam Golding · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202597,3bin okunma
Reklam
10/10
·516 syf.··
Beğendi
·
2020 40. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2020 15:58
ANLAŞILAN ALIŞMIŞIM, SENSİZ OLMAZ!.. Hayat hem uzun, hem çok kısa. Gerçek aşk mı? Ömürde bir başa gelir, o da belki... Kimi zaman hepimiz karşımızdakini idealize etme eğilimini gösterebiliyoruz. Bize bağdaştırmak, kendimize benzetmek uğruna müthiş çabalar sarfediyoruz. Ehh.. Yaşamak istiyoruz o tutkuyu.Eskimeyen, bitmeyen gerçek sevda öyle herkesin başına gelmez. O ateş hep de en olmaza, en zoruna düşer. Öyle bir şey olur ki hiç olmayacak bir dönemde; onca işin, yoğunluğun, hayat mücadelesinin, kurulu düzenin içinde öyle bir çiçek belirir ki sanki dünyada bir o bir biz varmışız gibi.. Ondaki bizde olmayan özellikler çığ gibi büyür gözümüzde. Ona sahip olma arzusu ile yanıp tutuşuruz. Onun sahip olduğu güzelliklerle, kendi hayatımızdaki boşlukları doldurmaya çabalarız.İlahlaşır nazarımızda. Dopdolu anlamlar yükleriz ve onu, tutar kalbimizin taaa en güzel yerine koyuveririz. Sonra mutlaka onsuz kalırız. Eyvah.. Kuş uçmaz, arı bal yapmaz, su akmaz, dünya dönmez, kainat bayrağını yarıya indirir adeta.Bastığımız kaldırım taşına "O da buradan geçmiş midir acaba?" diye basarız. Şehrin en kalabalık caddesinde çok işimiz olur hep nedense (!) O gözler fıldır fıldırdır. E onu arar napsın,bir umut.. Olur ya. Milyon defa birilerini ona benzetiriz, o olmadığını anlayınca, nabız alabora, boğaz düğüm düğüm... En kalabalık etkinliklere katılma arzusu baş gösterir.. Konser, tiyatro ne varsa.. Umut dünyası,,, belki gözler bir kez daha buluşur diye. Aradan seneler geçer yine de düşünmeden edemeyiz. Evet!.. Elbette bahsettiğim şey TAKINTILI AŞK! Üüf.. Beladır, yaradır.. Bit dersin bitmez, git dersin gitmez. Yakandan bir türlü düşmez. Hiç olmadı bir şarkıda sinsice sızlatır yüreciğini. Yaşamını meşgul edip, bir ömrü ziyan eden o mel'un duygu. Kemal'in Füsun'a hissettiği şey tam
Masumiyet MüzesiOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202460,3bin okunma
9/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2020 16. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 05 Şubat 2020 12:35
AŞKTAN BAŞKA NEYE HACET,,, Anlaşılan aşık olmanın biyolojisinde görülmeye değer bir ilerleme kaydetmişiz.Bu ilerleme ;çılgınca hazdan en karanlık ıstırabımıza kadar tüm duygularımıza eşlik eden arzu ve duygusal hallerin altında yatan mekanizmaların incelenmesinden başka birşey değildi. AHH O HORMONLAR! Genel olarak dış dünya ile vücuttaki endokrin bezlerinin çalışması arasındaki etkileşimler, özel bir yol aracılığıyla gelir. (Hipotalamus-hipofiz-salgı bezleri ekseni) Dış dünyada duyu organları(işitme, dokunma, koklama, tatma, görme) vasıtasıyla gelen iletiler beynin çeşitli alanlarına entegre olur. Bu iletiler hatıralarımıza, hormonal durumumuza ve beklentilerimize göre değiştirilir. Çıkan özet endokrin sistemi içinde komutlar halinde yorumlanır ve ifade edilen şey hipotalamusa gönderilir. Daha sonra kan dolaşımı yoluyla vücuda gönderilir ve beyine gelen iletiler nihayetinde başka biriyle ilişki kurmamızı sağlayan uyarıcı tepkilerin oyunudur aşk. AŞK ALNIMIZDAKİ ATEŞ GİBİDİR ; ELİMİZDE OLMADAN ÇIKAR, ELİMİZDE OLMADAN İNER... Güçlü yönlerimiz ve kozlarımız: Güzellik, zeka v. s. İşte esas konu! Güzelliğin zekanın, donanımın, ruh halinin, dürüstlüğün bir tek vitrini vardır ;yüz. Yüzümüz sadece duyusal organların değişmez birleşimlerinden ibaret değildir. Evrensel olan duyguların dışavurum yeri yüzdür. Saklanılmaz, buyruğa uymaz... SEN SADECE BENİMSİN!! YA BENİMSİN YA DA.. :D Kendi adıma konuşmam gerekirse Allah bana sahiplenme duygusunu aşırı vererek belamı vermiş zaten :) Bu bela hormonun adı oksitosin. Oksitosin'in yetişkinler arasındaki cinsel veya romantik bağın oluşumuna müdahil olduğu yolunda kanıtlayıcı güçlü unsurlar bulunmaktadır. Bağımlılık salgısını fazla yaşadığımız partneri unutma şansımız neredeyse yoktur! Koku,
Neden Aşık Oluyoruz?Lucy Vincent · Aylak Kitap · 2012236 okunma
10/10
·232 syf.··
Beğendi
·
2020 7. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 08 Ocak 2020 12:55
İŞTE!.. YALNIZ DEĞİLİM! Evrende yalnız olmadıklarına inananlar buraya.. Erich von DanikenErich von Daniken İnsanlar öteden beri önyargılanını okşayıp dururlar. Belli bir ideoloji ya da öğretiyi koyun gibi izlerler. Hele geçmişi düşünmek için kendilerini hiç zorlamazlar. Onlara göre geçmiş nasılsa değişmeyecektir. Oysa bilen kişinin elinde, geleceği tahmin etmek için bilgiler mevcuttur. Bu bilgiler birey için gerekli olduğu kadar toplum için de gereklidir. Belki de başımız bu yüzden, düşünce yönünü değiştirsin diye yuvarlaktır. Lakin beyni boş kişiye yararı olmaz bunun.. Hiçbir şey bilmeyen, her şeye inanmak zorundadır. PEKİİ YAZARIN ÜSTLENDİĞİ MİSYON NEDİR? Erich von DanikenErich von Daniken , dünyaca ünlü Tanrıların ArabalarıTanrıların Arabaları kitabında gezegenimizin başka boyutlardan gelen varlıklar tarafından antik çağlardan bu yana ziyaret edildiğini kanıtlamaya çalışıyor. Peygamberler, "Seçilmiş" kişilere görünen Azizler, var ile yok arasında olup giden hatta sebebine açıklık getirilemeyen bütün doğa olayları... Bildiğimiz her şeyi cesur sorularıyla tekrar sorgulamamızı sağlıyor. EVET.. PARMAKLAR UZAYLILARI GÖSTERİYOR! En ilginç bulduğum teorisine gelirsek (ki ben de aynı görüşteyim) ; Mısırdaki piramitlerin o dönemde yaşayan insanlar tarafından inşa edilmesinin mümkün olmayacağını, o yüzyılın insanlarının bu kadar matematiksel zekaya, gelişmiş bilgi ve beceriye, kusursuz donanıma sahip olmadıklarını ;başka bir ırk tarafından Mısır'ın ziyaret edildiğini ve hatta o ırk 'ın piramitleri yaparak insan ırkına mesaj verdiklerini iddia ediyor. Yapılan arkeolojik kazılarda bulunan kalıntılarla da bu teorisini desteklemeye çalışıyor. DÖNEMİNİN EN SÜKSE YAPMIŞ ESERİDİR TANRILARIN ARABALARI.. İtiraf etmeliyim ki; Ne kadar sorgularsam sorgulayayım, mümkünatı neredeyse imkansız olan iddiaları var ise de saçma bir teori diye
Tanrıların ArabalarıErich von Daniken · Artemis Yayınları · 20254,539 okunma
10/10
·184 syf.··
Beğendi
·
2019 33. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 28 Kasım 2019 15:18
KİŞİSEL GELİŞİM ADINA ÖLMEDEN OKUNASI YEGANE KİTAP! Anthony Robbins : "Ne yapmak gerektiğini pek çok insan bilir ama bildiğini yapan insanların sayısı çok azdır." İzgören bu devasa anlamlı sözle başlıyor kitabını yazmaya. DÜRÜSTLÜK GİRİŞİMCİLİK HOŞGÖRÜ İŞ KALİTESİ YURT SEVGİSİ Adı altında kısımlara ayırıp bölüm olarak işlemesiyle, hikaye vari anlatımıyla okumaktan keyif almanızı sağlıyor. " Çocuğunuzun kriptonu olmayın! Bırakın uçsun artık." Türk kültüründe yetişmiş hemen her ırk için nokta tespitleri var yazarın. Toplumumuzda sağlıklı bir çocuğu 'aşırı sevgi, aşırı korumacılık ve aşırı kollamacılık' la nasıl çürük elma bir yetişkin haline getirdiğimizden ve hatta kendi hayatını yaşayamayan insanların, umarsızca, kendi çocuklarının hayatını yaşadığından bahsediyor. Bu tür önemli konuları herkesin anlayacağı boyuta indirgemesi de kitaba akıcılık ve anlaşılırlık katıyor haliyle. "BU KİTABI KİŞİSEL GELİŞMEYİN DİYE YAZDIM. TOPLUMSAL GELİŞİN... ETRAFA DA GRAM KATKINIZ OLSUN." İzgören, işte bu söyleminin altını hakkıyla doldurmuştur benim nazarımda. Yurt sevgisi, iş ahlakı gibi toplumumuzun kanayan yaralarını, bütün objektifliğiyle ele almıştır. Aksini düşünmek imkansız çünkü kitabı okuduğunuzda haksız veya abartılı bulacağınız hiçbir tema olmayacaktır. GERÇEKÇİ OLALIM... "Noel Baba yalan Mustafa Amca ise gerçek Geyikler yerine eşeği var Eşek de daha gerçek, Mustafa Amca da."
Süpermen Türk Olsaydı Pelerinini Annesi BağlardıAhmet Şerif İzgören · Elma Yayınevi · 20196,1bin okunma
Reklam