Ben sık sık unutuyor, yanılıyor, sendeliyorum, dinim dinsizliklerden yapılmış bir mozaiktir; bazen içimden, küçük bir ânı alıp karşılığında bütün hayatımı veresim gelir. Ama sen dümeni
sağlam tutuyor ve en tatlı, ölesiye anlarda bile rotayı nereye çevirdiğini unutmuyorsun.
Sen bu hayatı mutluluk olarak kabul edersin, kuşkusuz. Mademki öyle kabul edersin, öyledir de... Şimdi sen de mutluluğu boyunun ölçüsüne göre biçtin ve artık, çok şükür Tann’ya, senin boyun benimkinden büyük. İyi bir öğretmen, şundan daha güzel bir armağan istemez: kendinden üstün öğrencisi olması!
Dünyanın kulakları ne zaman açılacak patron? Ne zaman gözlerimiz açıla cak da göreceğiz? Taşlar, çiçekler, yağmur ve insanlar, kucaklarımız ne zaman açılıp birbirimize sarılacağız?
Sen ne dersin patron? Bu konuda, kitaplar ne söylüyor?"