Her şey ama her şey bir ipe dizili serçelerdi, yan yanaydı. Sağındaydı on bin yıl evvel denen, solunda da bin yılın sonrası vardı, hepsi de şimdiydi. Bir ipte serçelerdi.
"Ben," demişti bir kere, "insan kendini yenemez diye duydum, kendi olursa tabii yenemez, başkası olup kendimi yeneceğim, üstelik başkası beni bilmez diye seviniyorum ama bildiğim benim de elime gelmiyor, bildiğim anladığım olunca gözümün önünde değişiyor," demişti.