Avrupa, hayallerini gerçekleştirmek için kuran insanların ülkesidir.Orada gerçekleşmeyen hayal bir acı kaynağı,tragedya konusudur.Doğu'da ise hayal bir keyif,bir gerçekten kaçma vesilesidir.
En güzeli, insanların görmeyi ve her yok gibi varlığın dan en emin oldukları bir var'a şahitlik etmek isteyen insanoğluna şahide olmaktı. Bir "hah" diyeceklerinden olmaktı. Kıvamı cıvık olmayan, ağlayıp sızlamayan, derdin ve başkalığın aşırı sertleştirdiği ve kendi üstüne yazılanı başkasına ihale etmeye çalışmayan kabullenilmiş, yumuşak acının tahammüllü ve olgun bir nişanesi olmak daha doğrusu öyle görünmekti. İnsan çünkü hep olmayana hayrandı, kendi çok kolay saydığı ama bir türlü yapamadığını başkasında yapılmış görüp onun olağan bir güzellik olduğuna, istediği zaman kendisinin de olacağına inanmaya hayrandı. Buna herkes gibi Aziz de hayrandı.
Söz toka söylenir, dert toka anlatılır, şikayet toka edilir. .. yoksa karın gürültüsü altında bir sözün hükmü, işitilirliği, işitilse ısırılıp tükürülmeme ihtimali yoktu.