Fatma İpek

O gün Füsun'un okuduktan sonra bir kenara bıraktığı takvim yaprağını, bir kere daha okuma bahanesiyle böyle elime almış, kimse bakmazken cebime indirip saklayabilmiştim.
Sayfa 309 - Tamam en çok sen seviyorsun.·Kitabı okudu
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Feridun gelmeden önce gitmek ise, suçumu, utancımı kabul etmek, düpedüz ondan kaçmak demekti. Bunu yakışıksız bulurdum. Avrupa romanlarında kontese açıkça kur yaparken kont gelmeden az önce sıvışan şerefsiz çapkınlar gibi davranamazdım ben!
Sayfa 293 - Benzetme desen var...·Kitabı okudu
Duyduğum aşk ve oturduğumuz aile sofrası o kadar çok incelikle ve yasakla çevrilmişti ki, her şeyimden Füsun'a sırılsıklam âşık olduğum anlaşılsa bile, hepimiz böyle bir aşkın olamayacağını kesinlikle biliyormuş "gibi yapmak"la yükümlüydük. Bu yükümlülüğümüzü asla bozmayacağımızdan da emindik. Bunu fark ettiğim zamanlarda Füsun'u hassas yasaklar ve törelere rağmen değil, onlar sayesinde bu kadar çok görebildiğimi anlardım.
Sayfa 292 - Yapı Kredi Yayınları·Kitabı okudu
Ben Keskinlerin evine haftada dört akşam "oturmaya" gidiyordum. "Oturma" tabirinin, Türk okurlarımın çok iyi bildiği, ama müzemin yabancı ziyaretçilerinin hemen anlayamayacağı "misafirliğe gelmek", "geçerken uğramak" , "birlikte vakit geçirmek" gibi, sözlüklerde vurgulanmayan ama çok yaygın anlamını, özellikle Nesibe Hala sık sık kullanırdı. Akşam evden ayrılırken, bana nezaketle hep şöyle derdi Nesibe Hala: "Kemal Bey yarın gene gelin, gene otururuz."
Sayfa 276 - Yapı Kredi Yayınları·Kitabı okudu
"İnsanın evi karnının doyduğu, kalbinin olduğu yerdedir," diye okudu Füsun. Nele ve alaycılıkla okurken birden vdnimle göz göze geldi ve ciddileşti.
Sayfa 309 - Eee herkesin evi ayrı Kemal Basmacı...·Kitabı okudu