Yaşamı sürdürmek tamamen olanıksızmışçasına umutsuzluk veren bir duygu. Bir fırtına sonrasında gökyüzünde koşuşan beyaz bulutlar gibi acı veren dalgalar yüreğime çarpıyor. Müthiş bir heyecan korku mu desem, yüreğimi burkuyor ve soluğumu kesene kadar gitmiyor. Zaman zaman gözlerimin önündeki tüm görüntüler kararıyor ve puslanıyor ve bedenimdeki tüm gücün, parmaklarımın ucundan çıkıp gittiğini hissediyorum.
Hepimiz çoktan birer suçluyuz. Şu an bizi yemeye çalışanlarla değil, bizden farklı düşünenlerle düşmanız. Yalnızca sadık olduğumuz şeyler farklı artık sırf bu yüzden başkalarının öldürmek zorunda kalabiliriz.
Sonra rastgele düşünmeye başladım. Üzüntüden yavaş yavaş kurtuldum, içimde belirli bir kişinin özlemi yoğunluk kazandı ve bütün gücümle yüzünü görmek, sesini duymak istedim.