Gizemli kitaplarla alış verişim yok; ben ilgimi çeken, bana keyif veren, basit kitapları seviyorum. Kitaplardan tek beklentim bana keyif vermeleri, düzeyli bir biçimde bana hoşça vakit geçirtmeleri… . MONTAİGNE
Olympiodorus, yirmi yıl beraberinde taşıdığı bir muhabbet kuşundan da
bahsetmektedir. Bu kuşun taklit edilemeyeceği insan hareketinin çok
nadir olduğunu belirtir.
Dans edebilir, şarkı söyleyebilir, adları söyleyebilir ve diğer başka şeylerde
yapabilirmiş.
Avrupa Hunlarının tarihi pek çok göçmen toplumunda
yaygın olan bir durumu yansıta bilir.
Bazıları miraslarını korumada ısrarcı oldular,
bebeklerin alınlarını bağlayarak bu dünyada
diğerlerine sahip oldukları konumlarının bir işareti olarak
eski usullerine inatla sarıldılar. Diğer bir kısım açıkça
Got kültürü ve adetlerini benimsediler.
5. yüzyılın başına gelindiğinde hunlar, Avrupa’nın kalbindeki Büyük Macar Ovası’na yerleşmişlerdi.
Macar Ovası Orta Avrupa’da kapalı bir bozkır parçasıdır.
370’ten 410 yılına kadar geçen kırk yıllık sürede Hun faaliyetlerinin odağı aşamalı olarak Ukrayna’dan Romanya’ya ve nihayet batıya, Macaristan’a ulaştı.