"Hayatın olanca saçmalığının, hiçliğinin ve insan tarafından yanlış bilinmesinin dildeki simgesi olan, maddi zevkler için rasgele söylenen şu sözü kim bilir kaç kez duymuşumdur : "Hayattan kazancımız budur işte..." Kazanmak mı? Ne için? Nereye götürmek için? Böyle bir cümle ancak bir materyalistin ağzından çıkabilir . Söz konusu insan hayattan ne kazanmayı beklemektedir, ayrıca nasıl kazanacaktır? Kırmızı şaraplı domuz pirzolasını, tesadüflerin karşısına çıkardığı sevgilisini nereye götürebileceğini zannetmektedir? İnanmadığı cennetlerden hangisine? Bir kurtçuğunkinden farksız, kokuşmuş hayatından başka neyi sığdırabilir toprağa? Bundan daha trajik ya da insanoğlunun insanlığını daha iyi ifade eden bir söz bilmiyorum. Güneşten çıkarlarının olduğunu bilseler, bitkiler de böyle konuşurdu."
"Zihni durmaksızın çalışan bir varlık olarak değişmezliğe karşı fiziksel, yazgısal bir sevgi besliyorum. Yeni alışkanlıklardan ve bilinmeyen yerlerden nefret ederim. "