"Hayatla karşı karşıya gelmişti. O korkunç makinenin dişleri arasına girmişti. İnsanı tanımıştı. Jestleri,bakışının tarzı, sokulgan,yalvarır gibi konuşması,sesinin bazı kıvrımları ve nihayet ellerinin işaretleri olmasaydı, o Sabiha değildir, diyebilirdim.
-Ellerin eskisi gibi kalmış ... dedim.
Mahzun mahzun gülümsedi ,ellerine baktı. Sen ellerimle konuşmayı çok severdin değil mi ,diye sordu."