Necmi Bahar

Necmi Bahar
@SUMKUR
"İnsana hak veren, insanı hakka ehil kılan ne insanın kendisidir, ne de kendisi gibi olan bir başka insandır; hakkı takdir eden ve veren, insanı yoktan var eden, bir hikmete bağlı olarak vücûda getirendir; yani Allah'tır. Varlık tesadüfen, kendi başına vücut bulmadığı gibi insan da kendiliğinden hak sahibi olamaz. Olursa her hak sahibi, hakkı belirleyen bir tanrı olur ve diğer insanların kendine kul olmalarını ister, "başkası cehennemdir" der ve kendinden başkasını düşünmez. Çağımızda bireysel hak ve özgürlük anlayışı insanları egoizme, yalnızlığa ve hiçliğe itmiş, bütün değerleri yiyip bitirmiştir. İnsanlar ödevlerinden, görevlerinden bahsetmez olmuş, herkes kendisi için uygun bulduğu hak peşine düşmüştür. İnsanların bu kaostan kurtulmaları tevhide, bir Allah'ın kulluğuna dönmelerine bağlıdır. Yalnızca bir Allah'a kul olan toplum içinde kula kulluk olmaz, kula kulluğun olmadığı yerde zulüm yaşama zemini bulamaz, herkes hakkını alır, bu hakkı kendisine veren Allah'a kulluk eder, yani haklarını vazifesi için kullanır. Gâyeyi ve vazifeyi haktan önce düşünen insanlar, almada değil, vermede yarışırlar; böyle insanların oluşturduğu bir toplum fazilet ve saâdet toplumudur. işte İslâm insanları bu hak ve vazife anlayışına davet etmektedir."
Sayfa 125·Kitabı okudu
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
"Kaybetmek en önemli öğretmenlerden biridir diyenlerin bir bildiği vardı elbet. Yerine koyacağın daha değerli bir şey için kaybedersin, diyordu bütün filozoflar. Hatta bas bas bağırıyorlardı bu duvara çarpmış bilgeler; ilk kural isyan etmemek, ikinci kural kabul etmek, üçüncü kural öğrenmek, dördüncü kural da sabırla yerine gelecek olanı bekleyebilmekti. Gerçi çoğu kişi bu aşamaları kendi değer yargıları sınırlarında deneyimlerken, bazıları bir adım ileriye gidip, her türlü olumsuz gelişmeye rağmen hayatlarına emek vermeye devam edebiliyorlardı. Teoride doğru, diye düşündü. Kabul etmeyi öğrenemeyenler, her seferinde onlar için daha değerli olan bir şeyi kaybediyordu. Hatalarından ders almayanların düştüğü durumlarda ortadaydı. Her ne hikmetse, bunu kavrayamayanların hayatı ilk fırsatta kilitleniyor, sürekli yeni sınavlara gebe kalıyor, isyan ederlerse daha ağır kayıplar yaşıyor ve sabretmeyenler yeniden ve yeniden sınanıyordu."
Sayfa 144·Kitabı okudu
"O merakı giderecek olan sensin oğlum. Zaman ve mekanı değerlendirecek, sebeplere ve sonuçlara bakarak... Hislere, tecrübeler ve duygulara bakarak... O merak ancak sevgiyle giderilir. Âlemde sevgiden öte bir korkuda yoktur. Sevgiliden korkmak, korkunun en yüksek derecesi, sevgiliden umut etmek umudun en yüksek kertesidir. Sevgilisi olmayan biri, yaşadığını sansa da yürüyen ölüden ibarettir!.. "
Sayfa 20·Kitabı okudu