Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
...Fakat sonra yavaş yavaş büyüdü ve bir gece el ve ayak parmaklarının, ellerinin ve ayaklarının nasıl kusursuz yaratıldığını, benimkilerin nasıl minyatürü olduğunu fark ettim. Hayatımda ilk defa hayretten akıl tutulması nasıl bir şeydir, anladım. Aşık olmak bile böyle bir his değildi. Babamın da bana tıpkı bu gözlerle bakmış olduğunu kavradım. O beni yaratmıştı, ben de Duc'u. Doğanın, evrenin, Tanrı'nın içimizden akışıydı bu. İşte o zaman aşık oldum oğluma, o zaman benim ne kadar önemsiz, onun ne kadar muhteşem olduğunu ve günün birinde onun da birebir aynı şeyi hissedeceğini anladım. Babama ihanet etmediğimi de yine o zaman anladım. Oğluma sarılıp bir kez daha ağladım çünkü sonunda erkek olmuştum.
"Birini gerçekten seviyorsan..." diye devam etti Claudia, "Onu olduğu gibi kabul etmeye hazır olman gerekir. Ancak günün birinde uyanıp kendine özgü sebeplerle değişmesini umabilirsin belki."
Süperstar avukatlar, matematiğin harika çocukları ve yazılım girişimcileri ilk bakışta sıradan deneyimlerin dışında görünüyor. Oysa öyle değil. Onlar tarihin ve toplumun, fırsatın ve mirasın eseri. Başarıları sıradışı ya da gizemli değil. Kimi hak edilmiş, kimi hak edilmemiş, kimi kazanılmış, kimi sadece şansla gelmiş –ancak hepsi de o kişiyi o kişi yapan– avantajlardan ve miraslardan örülü bir ağın ürünü. Çizginin dışındaki sonuçta hiç de çizginin dışında değil.