"İnsanoğlunu dev bir istiridye kabuğu gibi düşün," dedi. "Ilk görevimiz, Soares, inciyi, yani aklı, ele geçirmektir. Bir başka deyişle, aklın doğasını ve sınırlarını belirlemeliyiz. Basit bir tanımla delilik, bu sınırların dışında kalan her şeydir. Fakat zihinsel yetilerimizin dengesinden başka nedir ki akıl? Dolayısıyla, herhangi bir konuda bu dengeden yoksun kişi, delidir."
Bugüne kadar deliliğin, aklın engin okyanusundaki küçük bir ada olduğunu sanıyorduk. Oysa ben artık onun küçük bir ada değil, tam tersine, koca bir kıta olduğundan şüphelenmeye başladım."