Sd

Aslında, içinde bulunduğumuz durum, evlenmeden önce bende yer etmiş olan "yuva" kavramıyla taban tabana tersti, ama seçim benimdi. Ben çocukken de bir yuvam vardı. Ve onu, ben seçmemiştim. Doğduğumda bana zorla benimsetmişlerdi, ben de sesimi çıkaramamıştım. Buradaysa irademle seçtiğim bir dünyadaydım. Benim yuvamdı burası. Tabii bunun, kusursuz bir yuva olduğunu iddia etmek zordu. Ama sorunlar ne olursa olsun, onları kabullenmeye karar vermiştim bir kez, çünkü bu benim seçtiğim yaşam biçimiydi. Sorunlar varsa eğer, ister istemez onların kökeninde benim de parmağım bulunuyordu.
Sayfa 60·Kitabı okudu
Reklam
Ne var ki, bu durum, garip denecek biçimde zihnimi kurcalıyordu. Gırtlağa saplanmış bir balık kılçığı gibi rahatsız ediyordu beni. Bu, belki de sonuçları çok daha ciddi ve kötü olabilecek bir şeyin başlangıcıydı. Bir kapıydı. Ardında tanımadığım bir Kumiko'nun dünyasının açıldığı bir kapı. Kapkaranlık, son derece geniş bir oda hayal ediyordum. Bu odada elimde sadece küçücük bir bölümünü görmeme yardımcı olabilecek bir çakmakla geziniyordum. Bir gün odanın tümünü de seçebilmeyi başaracak mıydım acaba? Yoksa odanın her yanını gezemeden yaşlanacak, hatta ölecek miydim? Eğer böyleyse, evliliğin ne anlamı vardı ki? Tanımadığım birisiyle yaşıyor ve yatağımı paylaşıyorsam, yaşamamın ne anlamı vardı? Belki de çok sonra anlayacaktım, ama şu anda tek yapmam gereken gerçek sorunu ortaya çıkarmaktı.
Sayfa 45·Kitabı okudu
Bir insan için bir başka insanı derinliğine tanımak olası mıdır? Birini gerçekten tanımak, hem zaman hem de içtenlikle harcanacak çaba ister, ama gene de özüne ne derece yaklaşılabilir ki?
Sayfa 38·Kitabı okudu
Ne saçma bir gün! Saçma bir yılın saçma bir ayının saçma bir günü işte!
Sayfa 37·Kitabı okudu
Zaman uzayabilir de kısalabilir de, bunu deneyimlerimle biliyordum.
Sayfa 34·Kitabı okudu
Reklam